450 Milyar Dolarlık İhracat Hedefi İçin Kritik Buluşma: LOGISTECH 2026 İzmir’de Başlıyor
İhracat ·21.09.2026

Türkiye'nin 405 milyar dolarlık ihracatı için lojistik sektörünün önemi LOGISTECH 2026'da ele alınacak. İzmir'deki fuarda 450 milyar dolarlık ihracat hedefi ve yeni lojistik rotalar gündemde.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

İhracat ve Lojistik Sektörleri LOGISTECH’te Buluşuyor: 450 Milyar Dolarlık Hedef İçin Kritik Buluşma

Türkiye'nin yıllık ihracatı 405 milyar dolara ulaşırken, Orta Vadeli İstikrar Programı'nda 2029 yılı için ortaya konulan 450 milyar dolarlık ihracat hedefi doğrultusunda ihracat ve lojistik sektörleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi hedefleniyor.

İhracatın sürdürülebilir şekilde artırılmasında yalnızca üretim kapasitesi değil, ürünlerin doğru rotayla, uygun maliyetle ve zamanında pazarlara ulaştırılması da önem taşıyor. Bu kapsamda ihracat ve lojistik sektörlerinin temsilcileri, İzmir'de düzenlenecek LOGISTECH Fuarı'nda bir araya gelecek.

8 bin 500 yıllık liman ve ticaret kenti İzmir, 7-9 Ekim 2026 tarihlerinde İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından düzenlenecek LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı'na ev sahipliği yapacak.

XGJJ420tjsBKsjAotMK7Nq2TMDQtZ8iAvKCyWu7o.jpg

Fuar öncesinde Ege İhracatçı Birlikleri'nde düzenlenen basın toplantısında, lojistik sektörünün ihracat performansındaki rolü, İzmir'in liman altyapısı, demiryolu bağlantıları, küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm ve yeni lojistik rotaları ele alındı.

xoyuGsjbiZIzrWG0JqjkeSAlTP2VPMYJ4a6vdu3E.jpg

Toplantıda Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürlüğü Lojistik ve Taşımacılık Hizmetleri Daire Başkanı Mehmet Serkan Buralı, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk ve İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, ihracat ile lojistik arasındaki güçlü bağlara dikkat çekti.

İzmir’in Lojistik Gücü LOGISTECH’te Öne Çıkacak

Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, küresel ticarette yaşanan gelişmelerin lojistiğin önemini daha da artırdığını belirtti.

Öztürk, jeopolitik riskler, savaşlar, ticaret yollarında yaşanan kırılmalar, navlun maliyetleri, korumacılık politikaları, yeşil dönüşüm ve karbon düzenlemelerinin, artık yalnızca üretimin değil, ürünün hangi rotayla ve hangi maliyetle pazara ulaştırıldığının da belirleyicisi haline geldiğine dikkat çekti.

Öztürk, LOGISTECH gibi sektörün tüm taraflarını aynı platformda buluşturan organizasyonların önemini şu sözlerle anlattı:

“Bu nedenle LOGISTECH gibi sektörün tüm taraflarını bir araya getiren organizasyonları son derece önemsiyoruz.”

İzmir'in Türkiye'nin üretim ve ihracat ekosisteminde yalnızca güçlü bir sanayi merkezi olmadığını belirten Öztürk, kentin liman altyapısı, lojistik kapasitesi ve stratejik coğrafi konumuyla dış ticaret trafiğinde kritik merkezlerden biri olduğunu ifade etti.

JI5X2T87pqV1jHKuFbOtdpo1HC2q06EGI5KGRxYG.jpg

Ege Bölgesi’nin İhracatı 44 Milyar Dolara Yaklaşıyor

Öztürk, İzmir'in liderlik ettiği Ege Bölgesi'nin yıllık ihracatının 44 milyar dolara yaklaştığını belirtti.

Bölgede demir ve demir dışı metallerden gıdaya, kimyadan hazır giyime, yenilenebilir enerji ekipmanlarından tarıma kadar çok sayıda sektörde güçlü bir üretim yapısı bulunduğunu ifade eden Öztürk, bu üretim kapasitesinin lojistik altyapıyla desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

İzmir'in sahip olduğu 16 liman, kentin Türkiye'nin dış ticaret ve lojistik altyapısındaki konumunu güçlendiriyor.

Öztürk'ün verdiği bilgilere göre İzmir'deki limanlarda, Türkiye'de elleçlenen toplam yükün yaklaşık yüzde 17'si, konteyner yüklerinin ise yaklaşık yüzde 15'i gerçekleştiriliyor.

Ancak İzmir'in mevcut lojistik potansiyelinin tamamını kullanamadığını belirten Öztürk, Alsancak Limanı, Aliağa-Nemrut Limanlar Bölgesi ve Çandarlı Limanı'nın birlikte değerlendirilerek İzmir için lojistik master planı oluşturulması gerektiğinin altını çizdi.

İzmir Limanlarında İhracatın Rotası Değişti

İzmir limanlarının işlem hacimlerindeki değişime de değinen Öztürk, geçmiş dönem ile bugünkü tablo arasında önemli bir değişim yaşandığını söyledi.

Öztürk, İzmir'in liman yapısındaki dönüşümü şöyle anlattı:

“Bir dönem ihracatımızın yaklaşık yüzde 60’ı Alsancak Limanı'ndan, yüzde 40’ı diğer limanlardan gerçekleşirken bugün tablo tersine dönmüş durumda. Aliağa limanları ihracatımızın yaklaşık yüzde 70–75’ini taşırken Alsancak Limanı’nın payı yüzde 25 seviyelerine geriledi.”

Bu değişimin İzmir'in lojistik altyapısının gelecekteki planlamasında dikkate alınması gerektiğini belirten Öztürk, Alsancak Limanı'nın modernizasyonunun yüksek kapasiteli ekipman yatırımları, dijital liman uygulamaları, liman sahası verimliliği ve kara-demir yolu bağlantılarının geliştirilmesiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.

Öztürk, Aliağa-Nemrut Havzası'nın da Ege Bölgesi açısından vazgeçilmez bir lojistik merkez haline geldiğini belirtti.

q0wA5JGlxCzvBfiW3ygHN2r1zYHGDtGcYNsBVLqL.jpg

Limanlar ile OSB’ler Arasında Demiryolu Bağlantısı Gündemde

İzmir limanları ile organize sanayi bölgeleri arasında demiryolu bağlantısının kurulmasını, kentin gelecek 20-30 yıllık lojistik vizyonunun temel yatırımlarından biri olarak gördüklerini belirten Öztürk, ihracatçıların ürünlerini OSB'lerden limanlara büyük ölçüde TIR'larla taşıdığını söyledi.

Bu durumun lojistik maliyetlerini artırdığını, liman çevrelerinde trafik yoğunluğuna yol açtığını ve daha yüksek karbon emisyonuna neden olduğunu belirten Öztürk, demiryolu taşımacılığının payının artırılması gerektiğini vurguladı.

Öztürk, öncelikli yatırım başlıklarını şöyle sıraladı:

“Aliağa–OSB demiryolu aksının güçlendirilmesi, Alsancak Limanı ile Kemalpaşa Lojistik Merkezi arasındaki bağlantının etkin hale getirilmesi, Çandarlı Limanı için demiryolu entegrasyonunun planlanması, Aydın–Denizli–Manisa sanayi koridorunun limanlara demiryoluyla bağlanması öncelikli yatırım başlıklarımız arasında olmalıdır.”

Demiryolunun yük taşımacılığındaki payının yüzde 5 seviyelerinden yüzde 20'lere çıkarılmasını sağlayacak bir dönüşümün, Ege Bölgesi'nin lojistik rekabet gücü açısından önemli olduğunu belirten Öztürk, Kemalpaşa Lojistik Merkezi'ne de dikkat çekti.

Kemalpaşa Lojistik Merkezi Stratejik Konumda

İzmir Valiliği, EBSO, İZTO ve Ege İhracatçı Birlikleri ortaklığında kurulan Kemalpaşa Lojistik Merkezi, Öztürk tarafından İzmir'in lojistik geleceğinin stratejik yatırımlarından biri olarak değerlendirildi.

Alsancak ve Aliağa limanlarıyla bağlantısı, kara ve demiryolu altyapısına erişimi sayesinde merkezin yalnızca İzmir'e değil, Batı Anadolu'ya ve Türkiye'nin geneline hizmet verecek önemli bir lojistik üs niteliğinde olduğu belirtildi.

Öztürk, projenin tamamlanmasıyla birlikte beklenen kazanımları şöyle sıraladı:

“Projenin tamamlanmasıyla birlikte kombine taşımacılığın güçlenmesini, TIR ve kamyon trafiğinin azalmasını, demiryolu taşımacılığının payının artmasını, gümrük ve lojistik operasyonlarında hız ve verimlilik sağlanmasını bekliyoruz.”

LOGISTECH 2022’den Bu Yana 3 Kat Büyüdü

İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, İzmir'in 8 bin 500 yıllık liman ve ticaret kenti olduğunu belirterek, kentin güçlü limanları, sanayisi ve geniş hinterlandıyla Türkiye'nin önemli lojistik merkezlerinden biri konumunda bulunduğuna dikkat çekti.

Bu nedenle lojistik sektörünün İzmir'de güçlü şekilde buluşmasının kendileri açısından ayrı bir önem taşıdığını belirten Cumalıoğlu, LOGISTECH'in son yıllardaki büyümesine ilişkin bilgiler verdi.

Cumalıoğlu, fuarın 2022 yılında 100 katılımcı ve yaklaşık 6 bin ziyaretçiyle başladığını belirterek, beşinci yılında fuarın alan bakımından yaklaşık üç kat büyüdüğünü söyledi.

Geçen yıl fuarda 7 farklı ülkeden 136 katılımcı ve 20 bine yakın sektör profesyoneli ağırlanırken, organizasyonun İzmir sınırlarının ötesine geçen bir sektör buluşmasına dönüştüğü ifade edildi.

Cumalıoğlu, fuarın başarısının yalnızca katılımcı ve ziyaretçi sayısıyla ölçülmediğini belirterek şunları söyledi:

“Bizim için asıl mesele, o fuarın içinde yeni ticari ilişkiler kurulması, yeni iş birliklerinin doğması ve katılımcının fuardan somut bir değerle ayrılması.”

İhracatçı ve Lojistikçi Aynı Platformda Buluşacak

LOGISTECH'te karayolu, denizyolu, demiryolu ve havayolu taşımacılığından liman işletmeciliğine, depolamadan dijital lojistiğe kadar geniş bir ekosistemin aynı çatı altında buluşturulması hedefleniyor.

Cumalıoğlu, Ege'nin ihracatçıları ile LOGISTECH arasında doğal ve güçlü bir bağ bulunduğunu belirterek, yeni pazarlara ulaşmak, tedarik zincirlerini çeşitlendirmek, alternatif taşıma modelleri oluşturmak ve maliyetleri daha iyi yönetmenin ihracatçıların doğrudan gündeminde olduğunu ifade etti.

Cumalıoğlu, LOGISTECH'in yalnızca lojistik sektörünün kendi içerisinde buluştuğu bir fuar olmadığını vurguladı:

“Lojistik hizmeti üretenlerle, bu hizmeti kullanan ihracatçıyı aynı platformda buluşturmak istiyoruz.”

LOGISTECH’in Uluslararası Ağı Genişliyor

LOGISTECH'in büyümesiyle birlikte fuarın uluslararası boyutunun da genişletilmesi hedefleniyor.

Cumalıoğlu, Çin'in Ningbo kentinde düzenlenen WIFFA Expo ve İngiltere'deki Multimodal Fuarı'nda Türkiye Milli Katılım Organizasyonlarını gerçekleştirdiklerini belirtti.

Ningbo'da kurulan ilişkilerin ardından Çinli lojistik firmalarının LOGISTECH'e güçlü katılım göstermesinin bu çalışmaların somut örneklerinden biri olduğu ifade edildi.

Cumalıoğlu, hedeflerinin hem LOGISTECH'in uluslararası ağını büyütmek hem de Türk lojistik sektörünün dünyadaki iş fırsatlarına erişimini güçlendirmek olduğunu belirtti.

Bu kapsamda Çin'den WIFFA çatısı altındaki firmaların, Almanya'dan DP World Logistics Germany'nin, Azerbaycan'dan AGTL ve üye firmalarının ve Mısır'dan sektör temsilcilerinin İzmir'de ağırlanmasının planlandığını açıkladı.

Türkiye’nin Lojistik Hizmet İhracatı 42,6 Milyar Dolar

Cumalıoğlu, fuarların sektörlerinden bağımsız büyüyemeyeceğini belirterek, LOGISTECH için de sektör ile fuarın birlikte büyümesini hedeflediklerini söyledi.

Türkiye'nin lojistik ve taşımacılık hizmet ihracatının 42,6 milyar dolar seviyesinde olduğunu belirten Cumalıoğlu, böylesine güçlü ve stratejik bir sektörün İzmir'de uluslararası ölçekte buluşma noktasına sahip olmasının önem taşıdığını ifade etti.

LOGISTECH'te lojistik desteklerinden hava kargoya, deniz taşımacılığından karbonsuzlaşma ve yeni nesil yakıtlara kadar sektörün geleceğini ilgilendiren başlıkların ele alınması planlanıyor.

Cumalıoğlu, ihracatçıların fuara yalnızca ziyaretçi olarak değil, sektörün ihtiyaçlarını aktaran aktif paydaşlar olarak katılmasını istediklerini belirtti.

“LOGISTECH Yalnızca Lojistikçilerin Fuarı Değil”

Cumalıoğlu, fuarın ihracatçıların ihtiyaçlarına da cevap vermesini hedeflediklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Logistech yalnızca lojistikçilerin fuarı değil. Logistech’in ihracatçının da fuarı olmasını istiyoruz. Bu nedenle ihracatçılarımızı yalnızca fuarı ziyaret etmeye değil, Logistech’in bir parçası olmaya davet ediyoruz.”

İhracatçıların yeni çözüm ortaklarıyla tanışması, farklı taşıma modellerini görmesi ve lojistik sektöründeki yenilikleri doğrudan takip etmesinin hedeflendiğini belirten Cumalıoğlu, aynı zamanda ihracatçıların ihtiyaçlarının da fuar kapsamında ele alınacağını söyledi.

Bu kapsamda ihracatçıların hangi pazarlara ulaşmak istediği, hangi rotalarda sorun yaşadığı ve hangi ülkelerden firmaları İzmir'de görmek istediği gibi konuların sektörle birlikte değerlendirilmesi planlanıyor.

Ticaret Bakanlığı’ndan Lojistik Sektörüne 1,7 Milyar Liralık Destek

Ticaret Bakanlığı Uluslararası Ticaret Genel Müdürlüğü Lojistik ve Taşımacılık Hizmetleri Daire Başkanı M. Serkan Buralı, lojistik ve taşımacılık sektörünün Türkiye ekonomisinin rekabet gücü açısından stratejik konuma sahip olduğunu belirtti.

Buralı, yalnızca ürünün ne olduğunun değil, üretilen ürünün müşteriye ne kadar zamanında, ne kadar doğru noktaya ve müşterinin istediği şekilde ulaştırılmasının da büyük önem taşıdığını vurguladı.

Buralı, lojistik sektörünün ekonominin diğer kesimlerinin rekabet gücünü de doğrudan etkilediğini belirterek şunları söyledi:

“Lojistik sektörümüzün gelişmesi, ekonomimizin bütün kesimlerinin rekabet gücünü artırıyor.”

Taşımacılık, depolama ve teknoloji firmalarının aynı platformda buluşmasının sektörün ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirilmesi açısından değerli olduğunu ifade eden Buralı, Türkiye'nin 2025 yılında 122,6 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğini belirtti.

Lojistik sektörünün 42,6 milyar dolarlık hizmet ihracatıyla turizmden sonra hizmet sektöründe en çok ihracat yapan ikinci sektör olduğu ifade edildi.

Lojistik sektörünün 115 milyar dolarlık büyüklükle Gayri Safi Milli Hasıla'dan yüzde 10 pay aldığı belirtilirken, Ticaret Bakanlığı tarafından hizmet ihracatına sağlanan 12 milyar liralık destekten lojistik sektörünün 1,7 milyar liralık pay aldığı açıklandı.

Küresel Riskler Lojistik Rotalarını Değiştiriyor

Buralı, küresel ölçekte yaşanan savaşların ve jeopolitik gelişmelerin lojistik sektöründe taşıma süreleri, güzergahlar ve maliyetler üzerinde baskı oluşturduğunu belirtti.

Karadeniz ve Kızıldeniz'deki gelişmelerin yanı sıra Süveyş Kanalı ve Hürmüz Boğazı'ndaki sorunların, dünya ticaretinde artan korumacılık eğilimleriyle birlikte sektör açısından yeni riskler ortaya çıkardığını ifade etti.

Bu gelişmelerin lojistikte alternatif güzergahların önemini artırdığına dikkat çeken Buralı, kesintilere dayanıklı tedarik zincirlerinin oluşturulmasının önümüzdeki dönemin temel gündemlerinden biri olacağını söyledi.

Sınır geçişlerinin etkinleştirilmesi, transit işlemlerinin kolaylaştırılması ve sürücülerin uluslararası hareketliliğinin artırılması da sektörün öncelikli başlıkları arasında gösterildi.

Orta Koridor ve Kalkınma Yolu Lojistikte Öne Çıkıyor

Türkiye'nin coğrafi konumunun lojistik alanında önemli fırsatlar sunduğunu belirten Buralı, önümüzdeki dönemde Orta Koridor'un etkinliğinin artırılması ve Kalkınma Yolu ile bağlantı projelerinin güçlendirilmesinin önem taşıdığını söyledi.

Bunun yanında farklı taşıma türleri arasındaki entegrasyonun geliştirilmesi ve katma değerli lojistik hizmetlerin artırılması da sektörün geleceğine ilişkin öncelikli başlıklar arasında yer aldı.

Alternatif güzergahların güçlendirilmesi, farklı taşıma modlarının birbirine entegre edilmesi ve tedarik zincirlerinin olası kesintilere karşı daha dayanıklı hale getirilmesiyle Türkiye'nin küresel ticaretteki lojistik konumunun güçlendirilmesi hedefleniyor.

LOGISTECH’te İhracat ve Lojistik Aynı Çatı Altında Buluşacak

7-9 Ekim 2026 tarihlerinde İzmir'de düzenlenecek LOGISTECH – 5. Uluslararası Lojistik, Depolama ve Teknolojileri Fuarı, ihracatçılar ile lojistik hizmet sağlayıcılarını aynı platformda buluşturmayı hedefliyor.

Türkiye'nin 405 milyar dolarlık yıllık ihracat hacminden 2029 için belirlenen 450 milyar dolarlık hedefe ilerleyen süreçte lojistik altyapının geliştirilmesi, taşıma maliyetlerinin yönetilmesi, alternatif rotaların güçlendirilmesi ve sektörler arası iş birliğinin artırılması kritik başlıklar arasında bulunuyor.

İzmir'in 16 limanı, sanayi altyapısı, geniş hinterlandı ve stratejik konumu, kenti bu buluşmanın önemli merkezlerinden biri haline getirirken; LOGISTECH'in de ihracat ve lojistik sektörleri arasındaki iş birliğini geliştirmeye yönelik bir platform olması hedefleniyor.




Sponsorlu
Firmanızı GosbİK’e Ekleyin

Ücretsiz firma hesabıyla ürünlerinizi sergileyin, iş ilanlarınızı yayımlayın.

Firmaları Keşfet
Haberi hazırlayan
GosbİK

21.09.2026 11:15 tarihinde İhracat kategorisinde yayımlandı.