Bakan Bolat: Tekstil ve giyim ihracatında yükseliş başladı, hedef küresel pazarlarda büyümek
İhracat ·19.08.2026

Bakan Ömer Bolat, tekstil ve giyim sektöründe ihracatın yeniden yükselişe geçtiğini açıkladı. Türkiye'nin tekstil ihracatı 7 ayda 17,5 milyar doları aştı.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

Bakan Bolat: Tekstil ve Giyimde İhracat Yeniden Yükselişte

Bakan Bolat: “Bu yıl tekstilde çıkış başladı yukarı doğru, ihracatta artış var”

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, tekstil ve giyim sektörünün Türkiye ekonomisi açısından stratejik önem taşıdığını belirterek, 2026 yılında sektörde ihracatın yeniden yükseliş eğilimine girdiğini söyledi. Bolat, özellikle yılın ikinci yarısında hazır giyim ihracatında da artış beklediklerini ifade etti.

Bakan Bolat, İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından düzenlenen İstanbul Hazır Giyim ve Moda Fuarı'nın (IFCO) 10'uncusunun açılışında konuştu.

IFCO'nun 5 yaşında olduğunu ve bu yıl 10'uncu kez düzenlendiğini belirten Bolat, fuarın yanı sıra Texhibition Fuarı'nın da Avrupa'nın en büyük organizasyonları arasında yer aldığını ifade etti.

Bolat, Türkiye'nin giderek Avrupa'nın önemli fuar merkezlerinden biri haline geldiğini belirterek, İstanbul'un aynı zamanda bir moda merkezi olma yolunda ilerlediğine dikkat çekti.

“Türkiye Avrupa'nın fuar merkezi haline geldi, İstanbul fuarların başkenti haline geldi. İstanbul moda merkezi haline geldi.”

Türkiye'nin tekstil ve giyimde 150 yıllık üretim geçmişi bulunuyor

Türkiye'nin tekstil ve giyim sektöründe yaklaşık 150 yıllık bir sanayicilik geçmişine sahip olduğunu belirten Bolat, sektörün aynı zamanda Türkiye'nin ihracat kültürünün oluşmasında da önemli rol oynadığını söyledi.

Tekstil ve giyim sektörünün Türkiye'nin sanayileşme sürecindeki öncü sektörlerden biri olduğuna işaret eden Bolat, 1970'li yıllarda iplik ve kumaş ihracatıyla başlayan sürecin, 1980'lerden itibaren konfeksiyon ve hazır giyim ihracatıyla genişlediğini anlattı.

Bu sektörün ihracat konusunda öncü olmasıyla birlikte diğer sanayi kollarının da dış pazarlara yöneldiğini belirten Bolat, tekstil ve giyimin Türkiye'nin ihracat deneyiminin gelişmesinde önemli bir işlev üstlendiğini vurguladı.

“Türkiye'nin ihracatı öğrendiği sektör tekstil-giyimdir.”

“Tekstil ve giyim sektörüne çok önem veriyoruz”

Bakan Bolat, tekstil ve giyim sektörünün ihracat, istihdam, yatırım ve kamu gelirleri açısından Türkiye ekonomisi için taşıdığı öneme dikkat çekti.

İhracatın artmasının ülkeye döviz kazandırmasının yanı sıra istihdamın, yatırımların ve vergi gelirlerinin artmasına katkı sağladığını belirten Bolat, dış ticarette istikrarın önemini de vurguladı.

Tekstil ve giyim sektörünün son dönemde yaşadığı zorluklara rağmen yeniden toparlanma eğilimine girdiğini ifade eden Bolat, şu değerlendirmede bulundu:

“Tekstil ve giyim sektörüne çok önem veriyoruz. Bu yıl tekstilde çıkış başladı yukarı doğru, ihracatta artış var.”

Hazır giyim ihracatının yılın ilk 7 ayında geçen yılın aynı dönemine yakın seyrettiğini belirten Bolat, 2026'nın ikinci yarısında sektörün yeniden ihracat artışı yakalayacağına inandığını söyledi.

Bolat, Türkiye'nin sanayi altyapısı, ürün kalitesi, teknolojik kapasitesi, hızlı teslimat kabiliyeti, tasarım gücü, moda anlayışı ve marka değerinin tekstil ve giyim ihracatına önemli katkı sağladığını belirtti.

Türkiye tekstil ve giyimde dünyanın 7'nci büyük tedarikçisi

Türkiye'nin küresel tekstil ve giyim sektöründeki konumuna da değinen Bolat, Türkiye'nin dünyada tekstil ve giyim alanında 7'nci büyük tedarikçi, Avrupa ülkeleri arasında ise 3'üncü tedarikçi olduğunu açıkladı.

Geçen yıl tekstil, giyim ve ev tekstili sektörlerinde toplam 31 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirildiğini hatırlatan Bolat, Türkiye'nin dünya ihracatından bu alanda yüzde 3,6 pay aldığını belirtti.

2026'nın ilk 7 ayında ise sektörün ihracatının 17,5 milyar doları aştığını ifade eden Bolat, yılın kalan döneminde ihracatın daha da hızlanmasını beklediklerini söyledi.

Bu rakamlar, tekstil ve giyim sektörünün Türkiye'nin toplam ihracatında ve sanayi üretiminde sahip olduğu ağırlığı ortaya koyarken, küresel rekabette Türkiye'nin güçlü tedarikçi konumunu koruduğunu da gösteriyor.

Hazır giyimde Irak, Ürdün, Bulgaristan ve Rusya öne çıktı

Bakan Bolat, hazır giyim sektörünün farklı pazarlardaki performansına ilişkin de bilgi verdi.

Irak, Ürdün, Bulgaristan ve Rusya'ya hazır giyim ihracatında yüzde 20'nin üzerinde artışlar yaşandığını belirten Bolat, Türkiye'nin en büyük hazır giyim pazarının ise Avrupa Birliği ülkeleri olduğunu söyledi.

Türkiye'nin başlıca hazır giyim ihracat pazarları arasında:

  • Almanya

  • Hollanda

  • İspanya

  • İngiltere

  • ABD

öne çıkıyor.

Bu pazarlar, Türk hazır giyim sektörünün hem yüksek ihracat hacmi hem de markalaşma ve katma değer açısından stratejik önem taşıyor.

IFCO ve Texhibition'a yüzde 70'e kadar destek

Bakan Bolat, IFCO'ya “Prestijli Fuar” statüsü verdiklerini hatırlattı.

Bu statüyle birlikte fuara katılım desteğinin yüzde 70'e yükseltildiğini belirten Bolat, aynı uygulamanın Texhibition için de hayata geçirildiğini söyledi.

Bakanlık tarafından prestijli fuarlara ve uluslararası organizasyonlara yönelik desteklerin devam edeceğini ifade eden Bolat, böylece Türk firmalarının küresel alıcılarla daha fazla buluşmasını ve yeni ihracat bağlantıları oluşturmasını hedeflediklerini kaydetti.

Bakan Bolat: “Makro göstergelerin hepsinde olumlu trendler devam ediyor”

Bolat, Türkiye ekonomisinin genel görünümüne ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.

Avrupa Birliği ekonomisinin büyümesindeki her 1 puanlık artışın Türkiye'nin ihracatında yaklaşık yüzde 2,5'lik artış oluşturduğunu belirten Bolat, Avrupa ekonomilerinin yeniden canlanmasının Türkiye'nin ihracat performansı açısından önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin temel hedefinin yatırımların devam etmesi, üretimin sürmesi ve ihracatın artırılması olduğunu belirten Bolat, istihdam imkanlarının da genişletilmesinin öncelikler arasında bulunduğunu söyledi.

“Makro göstergelerin hepsinde olumlu sonuçlar, olumlu trendler devam ediyor.”

Yüksek enflasyonun Kovid-19 salgınıyla başlayan küresel ekonomik sürecin sonuçlarından biri olduğunu belirten Bolat, enflasyonun hem tüketicilerin satın alma gücü hem de üreticilerin maliyetleri üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.

Emek yoğun sektörlere yeni destek modeli 1 Ekim'de başlıyor

Bakan Bolat, tekstil ve giyim gibi emek yoğun sektörlerin desteklenmesine yönelik yeni bir modelin de 1 Ekim'de devreye alınacağını açıkladı.

Bolat, yüksek enflasyonla mücadele kapsamında iç talebi etkileyen politikaların bazı sektörlerde zorlu süreçlere yol açtığını belirtirken, ihracatçılara yönelik reeskont kredi desteği ve finansman maliyetlerinin azaltılması konusunda adımlar atıldığını söyledi.

Yeni modelde özellikle emek yoğun sektörler ile katma değer ve istihdam oluşturan üretim alanlarının önceliklendirileceğini belirten Bolat, sistemin 1 Ekim itibarıyla uygulanmaya başlayacağını ifade etti.

TİM Başkanı Gültepe: “Bu ihracat bize yetmez”

IFCO'nun açılışında konuşan Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, üretim ve ihracatın Türkiye'nin vazgeçemeyeceği iki temel unsur olduğunu belirtti.

İstanbul'u uluslararası ölçekte bir fuar, moda ve alışveriş merkezi haline getirmek için çalıştıklarını ifade eden Gültepe, Türkiye'nin ihracatının 278 milyar dolara yaklaştığını ancak mevcut seviyenin yeterli olmadığını söyledi.

“Bu ihracat bize yetmez, Türkiye'ye yetmez. Tek rakamlı artışlar bizlere yetmez.”

Türkiye'nin ekonomik büyümesinde üretim ve ihracatın daha yüksek paya sahip olması gerektiğini vurgulayan Gültepe, yeni dönemde sanayiye daha farklı destek mekanizmalarının getirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Büyümenin en az yarısı ihracattan ve üretimden gelmeli.”

Gültepe ayrıca, IFCO'nun yalnızca bir fuar olmadığını, dünyanın farklı ülkelerinden alıcıları Türkiye ile buluşturan geniş bir ticaret ekosistemi oluşturduğunu belirtti.

İTO Başkanı Avdagiç: “Dengeleyici bir yaklaşım beklentisi içindeyiz”

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç ise enflasyon ile döviz kuru arasındaki makasın ihracatçılar üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çekti.

Avdagiç, döviz kurundaki gelişmelerin ihracatçıların rekabet gücünü zorladığını belirtirken, bunun iç piyasadaki ticareti de etkilediğini söyledi.

Yabancıların Türkiye'deki alışverişlerinde azalma yaşandığına işaret eden Avdagiç, aynı zamanda Türk vatandaşlarının yurt dışındaki kredi kartı harcamalarında artış görüldüğünü belirtti.

“Şu anda en çok karşılaştığımız konulardan bir tanesi de ‘Türkiye pahalı’ algısı. Bu çok tehlikeli bir söylem.”

Avdagiç, söz konusu algının uzun vadede yalnızca mal ihracatını değil, turizm ve alışveriş gelirlerini de olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Türkiye'nin ihracatının artmaya devam etmesi ve ithalatın kontrol altında tutulması için dengeleyici ekonomi politikalarına ihtiyaç olduğunu kaydetti.

İSO Başkanı Bahçıvan: “Türkiye sanayisi daha farklı bir bakış açısı istiyor”

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan da yaklaşan Orta Vadeli Program öncesinde Türkiye sanayisinin beklentilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Bahçıvan, Türkiye sanayisi ve sanayi ihracatının yeni Orta Vadeli Program'da daha farklı bir bakış açısıyla ele alınması gerektiğini belirtti.

“Türkiye sanayisi, Türkiye sanayi ihracatı bu programda çok daha farklı bir bakış açısı istiyor.”

Enflasyonla mücadele sürecinde sanayicilerin önemli fedakarlıklarda bulunduğunu ifade eden Bahçıvan, sanayinin rekabet gücünün korunmasının kritik olduğunu söyledi.

Türkiye sanayisinin geçmişte de farklı zorlukları aştığını hatırlatan Bahçıvan, kamu, hükümet ve iş dünyasının koordinasyon içerisinde hareket etmesi halinde mevcut zorlu dönemin de aşılabileceğine inandığını ifade etti.

İHKİB Başkanı Paşahan: “Hedefimiz İstanbul'u küresel moda merkezi yapmak”

İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Paşahan ise IFCO'nun 10'uncu kez düzenlenmesinin sektör açısından önemli bir başarı olduğunu söyledi.

IFCO'nun yalnızca bir fuar olmadığını belirten Paşahan, organizasyonun Türk moda endüstrisini uluslararası alıcılara tanıtan önemli bir platform haline geldiğini ifade etti.

“Hedefimiz İstanbul'u küresel moda merkezi yapmak.”

Paşahan, IFCO'nun tasarımı üretimle, markaları alıcılarla, vizyonu ticaretle buluşturan uluslararası bir platforma dönüştüğünü belirtti.

Küresel alım grupları ile farklı ülkelerden binlerce ziyaretçinin fuarda ağırlandığını aktaran Paşahan, Türk hazır giyim sektörünün yalnızca üretim kapasitesiyle değil, katma değer, istihdam, tasarım ve ihracat gücüyle Türkiye ekonomisi açısından stratejik bir sektör olduğunu vurguladı.

İstanbul moda ve hazır giyimde küresel merkez olma yolunda

IFCO'nun 10'uncu kez düzenlenmesi, Türkiye'nin tekstil ve hazır giyim sektöründeki üretim ve ihracat kapasitesini uluslararası alıcılara taşıyan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıkıyor.

Bakan Bolat'ın açıklamalarıyla birlikte değerlendirildiğinde, 2026'nın ikinci yarısında tekstil ve giyim ihracatında yeniden ivmelenme beklentisi dikkat çekiyor.

Türkiye'nin güçlü üretim altyapısı, hızlı teslimat kapasitesi, tasarım gücü, teknolojik kabiliyeti ve Avrupa başta olmak üzere geniş ihracat ağı, sektörün küresel rekabetteki en önemli avantajları arasında bulunuyor.

Önümüzdeki dönemde ise finansman maliyetleri, döviz kuru-enflasyon dengesi, enerji ve üretim maliyetleri ile uluslararası rekabet gücünün tekstil ve hazır giyim sektörünün performansını belirleyecek temel unsurlar olması bekleniyor.




Kaynak AA Haber 


Sponsorlu
Firmanızı Ön Plana Çıkarın

Öne çıkan firma listelemeleri ve sponsorlu ilanlarla görünürlüğünüzü artırın.

Üyelik Paketleri
Haberi hazırlayan
GosbİK

19.08.2026 16:54 tarihinde İhracat kategorisinde yayımlandı.