'Burada Olmaz' Dediler, Başardılar: Batman Balpınar'da Seracılık 650 Milyon Liralık Ekonomiye Dönüştü
Üretim ·03.08.2026

Batman'ın Balpınar beldesinde yıllar önce 'Burada olmaz' denilen seracılık, bugün 550 sera, 600 dekarlık üretim alanı, bin kişilik istihdam ve yıllık 650 milyon liralık ekonomik katkıyla örnek bir başarı hikâyesine dönüştü. Kadın emeğiyle büyüyen üretim modeli kırsal kalkınmaya güç katıyor.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

'Burada Olmaz' Denilen Batman Balpınar, Seracılıkta Başarı Hikayesi Yazdı: 650 Milyon Liralık Üretim ve Bin Kişilik İstihdam

1990'larda İmkânsız Denilen Seracılık, Bugün Batman Ekonomisinin Güçlü Lokomotiflerinden Biri Oldu

Batman'ın merkeze bağlı Balpınar beldesinde, 1990'lı yıllarda "Burada seracılık olmaz, ürün yetişmez" denilerek rafa kaldırılan seracılık hayali, devlet desteği ve üreticilerin kararlılığı sayesinde bugün örnek bir başarı hikâyesine dönüştü.

2002 yılında devlet desteğiyle yeniden başlatılan seracılık faaliyetleri, aradan geçen yıllarda büyük bir gelişim göstererek Balpınar'ı bölgenin en önemli sera üretim merkezlerinden biri haline getirdi.

Bugün 550 sera ve yaklaşık 600 dekarlık üretim alanında faaliyet gösteren 150 çiftçi, yüzde 65'i kadın olmak üzere yaklaşık bin kişiye istihdam sağlarken, yılda yaklaşık 26 bin ton sebze üretimiyle ekonomiye 650 milyon liralık katkı sunuyor.


"Burada Seracılık Olmaz" Denilen Topraklar Üretim Merkezi Oldu

Merkeze bağlı Balpınar beldesinde seracılık fikri ilk olarak 1990'lı yıllarda ortaya atıldı. Ancak o dönem 'Burada seracılık olmaz, ürün yetişmez' denilerek bu düşünce rafa kalktı. 2002 yılında ise devlet desteğiyle deneme amaçlı 2 sera kuruldu ve çiftçilerin bu projeyi sahiplenmeleri sonucunda 2026 yılına gelindiğinde Balpınar beldesi bölgede seracılığın en önemli merkezlerinden biri oldu. Göç veren belde, yaygınlaşan seracılık faaliyetleri sonucunda tekrar göç almaya başladı. Seracılık faaliyetlerinde en büyük rolü ise kadınlar üstleniyor. Yüzde 65 oranında kadın emeğiyle gelişen seralarda yazın salatalık, domates, patlıcan, biber üretilirken, kışın ise marul, yeşil soğan ve ıspanak gibi ürünler üretiliyor. 1200 hane ve 6 bin 260 kişiden oluşan beldenin büyük bir bölümü geçimini seracılık yaparak kazanıyor. Belde de yapılan seracılık faaliyetleri dronla kayıt altına alınırken, seraların beldeyi sardığı görüldü.


Tarım ve Orman İl Müdürü Necdet Tuncer: "Kadın İş Gücüne Dayalı Bir Sektör"

Tarım ve Orman İl Müdürü Necdet Tuncer, Balpınar'ın Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde seracılığın en yoğun yapıldığı merkezlerden biri olduğunu belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:

"Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde seracılığın en yoğun olarak yapıldığı ikinci bir beldedeyiz. Sera denemelerimiz 1994'te başlamış, 1997'de ilk seramız kurulmuş, 2002'den beri de çiftçiler tarafından yaygınlaştırılmaya başlamış. Batman'da yaklaşık 750 dekar alanda seracılık faaliyeti var. Bunun yüzde 90'a yakını, yani yaklaşık 600 dekar alanda seracılık Balpınar beldesinde yapılmaktadır. 150'den fazla çiftçimiz burada seracılık faaliyeti yürütüyor. Yaklaşık 550 seramız var. Yüzde 65 kadın istihdamının olduğu, yoğun olarak kadın iş gücüne dayalı olan bir sektör. Bine yakın insanımız buralarda daimi olarak çalışarak aile bütçesine de bir gelir sağlamış oluyor."


Seralar Dışarıya Göçü Engelledi, Bölge Ekonomisini Güçlendirdi

Necdet Tuncer, seracılığın yalnızca üretime değil, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısına da önemli katkılar sunduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Seralarda yılda yaklaşık 26 bin ton sebze üretimi gerçekleştirildiğini ve bunun da ekonomiye kazancının yaklaşık 650 milyon lira civarında olduğu aktaran Tuncer, 'İlimiz yaz aylarında özellikle dışarıya mevsimlik göç veren, tarım işçisi olarak göç veren bir il ama Balpınar'da seracılığın yaygınlaşmasıyla birlikte insanlarımız dışarıya gitmeyi, dışarıda ekmek arayışını bırakıp, kendi bulundukları bölgede üretim yaparak ekonomiye katkı sağlıyorlar. Sadece geçen yıl 32 tane sera projesi uyguladık. Bu sene yine 40'a yakın sera projesi uyguluyoruz. Beldenin gelişmesi, ilerlemesi, belde insanının burada kalması, kendi doğasında kendi kültüründe kendi şehrinde yaşaması gibi bir imkan oluşturdu. Dışarıya göçü engellemiş oldu. Dışarıya, büyük şehirlere akışı engellemiş oldu. Kadınlarımızın iş hayatına katılması, üretim süreçlerine katılması, aile bütçelerine katkıda bulunması aslında toplumsal yapımızın çok daha iç barışın sağlandığı, aile huzurunun oluştuğu, ekonomisinin kalkındığı bir imkan oluşturuyor. Bu yönüyle kadınların seralarda çalışıyor olması çok kıymetlidir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bazı kıyı bölgelerimize göre nem oranı biraz daha düşük. Bu da ürünlerin daha kaliteli bir şekilde üretilmesine imkan sunar.' dedi."


"Olmaz" Denilen Bir Hayal, Başarı Hikâyesine Dönüştü

Balpınar'da yaşanan dönüşümün azim ve kararlılığın sonucu olduğunu vurgulayan Necdet Tuncer, şunları söyledi:

"İlk deneme aşamalarında 'burada sera olmaz, bu yöntemle siz üretim yapamazsınız' denilen bir zamandan ısrarla, gayretle, çalışkanlıkla ve azimle bir başarı hikayesine şahitlik ediyoruz. Balpınar'da 90'lı yıllarda ilk denemeler yapıldığında kimse bu günlere geleceğini öngörmüyordu ama çiftçimizin, üreticimizin, insanımızın azminin elinden hiçbir şey kurtulmuyor. Bugün gelinen noktada biraz daha giderek gelişmekte olan bir seracılık sektörü oluştu. Şehrin tamamını etkilemeye başladı, çevresini etkilemeye başladı. Her zaman üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Onları desteklemeye devam edeceğiz. Onlar yeter ki üretsinler. 'Olmaz' denilen bir seracılık faaliyetinde bugün 600 dekar alanda üretim yapıyoruz. Yoğun bir emek sarf ediliyor. Balpınar artık seracılıkla anılan, seracılıkta bir marka belde olmayı başarmış bir bölgemiz."


Kadın Üreticiler Seracılığın Gücünü Anlatıyor

Seracılıkla aile ekonomilerine önemli katkı sağladıklarını belirten Şahinaz Öz, yaşadıkları süreci şu sözlerle anlattı:

"Geçimlerini seracılık yaparak rahatlıkla sağladıklarını ifade eden Şahinaz Öz, 'Eşimle birlikte bu işle büyüdük. Baba mesleğimiz. Bu işte devam ediyoruz çocuklarımızla birlikte. Çocuklarım kışın okuyup yazın bize destek oluyorlar. Elimden geldiği kadar ben de bir kadın olarak eşime, çocuklarıma destek olmaya çalışıyorum. Sabah 5'ten öğlen 10'a kadar çalışıyoruz. Öğlen eve gidip dinleniyoruz sonra saat 3'te tekrar gelip çalışmaya başlıyoruz saat 6'ya kadar. Çok ciddi bir emek veriyoruz. Ailelerimize destek veriyoruz. Balpınar için de bizim için de seracılık çok güzel bir geçim kaynağı oldu. Hepimiz de geçimimizi bu şekilde çok rahat sağlayabiliyoruz. Benim gibi birçok kadın da bu şekilde evine katkı sağlıyor. Bu şekilde de sosyalleşiyoruz. Mesleğimiz güzel, işimiz güzel. Bir kadın olarak üretimin bir parçası olmak çok gurur verici bir şey. Bu ürünler Türkiye dışına ihracat edilirse bu hem Batman için hem de ülkemiz için büyük bir gelir olur.' diye konuştu."


"Çalışmaktan Gayet Memnunum"

Seralarda üretimin her aşamasında görev aldıklarını söyleyen Sevda Öz ise şu ifadeleri kullandı:

"Seralarda bin bir emekle üretim yaptıklarını ifade eden Sevda Öz ise, 'Bu sera bize ait. Kendimiz ekiyor, kendimiz biçiyoruz. Her şey var. Biz burada yaptığımız üretimle evimize katkı sağlıyoruz. Biz burada bin bir emekle ürünlerimizi üretiyoruz ve satışa sunuyoruz. Benim için çok güzel bir şey. Çalışmaktan gayet de memnunum. Çocuklarımız da bizimle.' dedi."


Sonuç

Batman'ın Balpınar beldesi, yıllar önce "Burada olmaz" denilen seracılık faaliyetini bugün 550 sera, 600 dekarlık üretim alanı, yaklaşık bin kişilik istihdam, yıllık 26 bin ton sebze üretimi ve 650 milyon liralık ekonomik katkıyla örnek bir kalkınma modeline dönüştürdü. Kadın emeğinin ön plana çıktığı üretim modeli sayesinde hem kırsal kalkınma güçlenirken hem de göçün tersine dönmesiyle bölgenin ekonomik ve sosyal yapısı önemli ölçüde gelişmeye devam ediyor.




Kaynak: Yenişafak 

Sponsorlu
Firmanızı Ön Plana Çıkarın

Öne çıkan firma listelemeleri ve sponsorlu ilanlarla görünürlüğünüzü artırın.

Üyelik Paketleri
Haberi hazırlayan
GosbİK

03.08.2026 08:40 tarihinde Üretim kategorisinde yayımlandı.