Güneşten Elektrik Üretimi Temmuzda Rekor Kırdı: Güneş Enerjisinin Payı Yüzde 15,6’ya Ulaştı
Türkiye'de güneşten elektrik üretimi temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 10,2 artarak 5,4 teravatsaatle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Böylece haziran ayında 4,9 teravatsaat ile kırılan önceki rekor geride bırakıldı.
AA muhabirinin Enerji Piyasaları İşletme AŞ (EPİAŞ) verilerinden derlediği bilgilere göre, Türkiye'nin güneş enerjisinden elektrik üretiminde temmuz ayında önemli bir artış yaşandı.
Güneşten elektrik üretiminde tüm zamanların rekoru
Türkiye'de güneşten elektrik üretimi temmuz ayında 5,4 teravatsaat olarak gerçekleşti.
Bu üretim miktarıyla birlikte güneş enerjisinden elektrik üretiminde yeni bir rekor kırıldı. Haziran ayında 4,9 teravatsaat olarak gerçekleşen güneş enerjisi üretimi, temmuz ayında yüzde 10,2 artarak 5,4 teravatsaate yükseldi.
Böylece haziran ayında kırılan önceki üretim rekoru yalnızca bir ay sonra aşılmış oldu.
Güneş enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı da temmuz ayında yüzde 15,6'ya yükseldi. Bu oran, temmuz ayları bazında şimdiye kadar kaydedilen en yüksek güneş enerjisi payı olarak kayıtlara geçti.
Güneş enerjisi, elektrik üretimindeki yüzde 15,6'lık payıyla son üç ayda olduğu gibi temmuz ayında da doğal gaz ve yerli kömür santrallerinin önünde yer aldı.
Güneş ve rüzgarın toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 27,6 oldu
Temmuz ayında Türkiye'nin elektrik üretiminde güneş enerjisinin yanı sıra rüzgar enerjisi de önemli bir paya sahip oldu.
Rüzgar santrallerinin elektrik üretimindeki payı yüzde 12 olarak gerçekleşti.
Böylece güneş ve rüzgar enerjisinin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 27,6'ya ulaştı.
Bu tablo, Türkiye'nin elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının ağırlığının giderek arttığını ortaya koydu. Özellikle güneş ve rüzgar yatırımlarındaki kapasite artışları, elektrik talebinin karşılanmasında yenilenebilir kaynakların rolünü güçlendirdi.
Yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki payı yüzde 58'e çıktı
Türkiye'nin elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam payında da temmuz ayında dikkat çekici bir artış yaşandı.
Hidroelektrik santrallerinin üretimi, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 60 artarak 9 teravatsaate yükseldi.
9 teravatsaatlik hidroelektrik üretimi, temmuz ayları bazında tüm zamanların en yüksek hidroelektrik üretimi oldu.
Hidroelektriğin toplam elektrik üretimindeki payı ise yüzde 26,3 olarak gerçekleşti.
Güneş, rüzgar, hidroelektrik ve diğer yenilenebilir kaynakların toplam elektrik üretimindeki payı da geçen yılın temmuz ayındaki yüzde 43 seviyesinden yüzde 58'e yükseldi.
Böylece temmuz ayında Türkiye'nin elektrik üretiminde yenilenebilir kaynaklar önemli bir ağırlık kazanırken, güneş ve hidroelektrik üretimindeki artış bu yükselişte belirleyici oldu.
Doğal gazın elektrik üretimindeki payı 26 yılın en düşük temmuz seviyesine geriledi
Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki payı yükselirken, doğal gaz santrallerinin payında ise belirgin bir gerileme yaşandı.
Temmuz ayında doğal gaz santrallerinin elektrik üretimindeki payı, geçen yılın aynı ayındaki yaklaşık yüzde 25 seviyesinden yüzde 10'a düştü.
Bu oran, son 26 yılın temmuz ayları arasındaki en düşük doğal gaz kaynaklı elektrik üretim payı olarak kayıtlara geçti.
İthal kömür santrallerinin elektrik üretimindeki payı ise düşük seyrettiği üç ayın ardından yüzde 19'a yükseldi ve ortalama seviyelerine geri döndü.
Yerli kömür santrallerinin elektrik üretimindeki payı ise yüzde 12,5 ile 2026 yılı ortalamasına yakın gerçekleşti.
Elektrik talebi yaz sıcaklarıyla arttı
Uluslararası enerji düşünce kuruluşu Ember'in enerji analisti Çağlar Çeliköz, Türkiye'nin 2026 yazında güneşten elektrik üretiminde yeni rekorlar kırmaya devam ettiğini belirtti.
Çeliköz, yaz aylarında sıcak hava nedeniyle artan soğutma ihtiyacının elektrik tüketimini artırdığını ve bu artan talebin karşılanmasında yenilenebilir enerji kaynaklarının öne çıktığını söyledi.
Temmuz ayında elektrik tüketiminin klima kullanımının etkisiyle geçen yılki 35,2 teravatsaatlik seviyeye yaklaşarak 34,4 teravatsaat olarak gerçekleştiğini belirten Çeliköz, buna karşın doğal gazın elektrik üretimindeki payının yüzde 10'a gerilediğine dikkati çekti.
Çeliköz, doğal gazın yüzde 10'luk payının son 26 yılın en düşük temmuz ayı seviyesi olduğunu vurgularken, yenilenebilir kaynakların toplam yüzde 58'lik payında hidroelektrik üretimindeki artışın da önemli rol oynadığını aktardı.
"Yüzde 58'lik performansta hidroelektrik üretiminin payı büyük"
Çeliköz, temmuz ayında yenilenebilir kaynakların elektrik üretimindeki yüzde 58'lik payının önemli bir başarı olduğunu ancak bu performansın arkasındaki hidroelektrik üretim koşullarının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Çeliköz şöyle konuştu:
"Ancak temmuz ayındaki yüzde 58'lik bu yüksek performansın, 26 puanlık kısmının hidroelektrik santrallerindeki yağış bolluğundan da kaynaklandığını ve Türkiye'nin uzun dönemli kuraklığın etkisinde olduğunu unutmamak gerekir."
Bu değerlendirmeye göre, hidroelektrik üretimindeki yüksek seviyenin sürdürülebilirliği yağış koşullarına bağlı bulunurken, güneş ve rüzgar kapasitesinin artırılması enerji arz güvenliği açısından daha fazla önem kazanıyor.
Güneş ve rüzgar yatırımlarının artırılması gerekiyor
Türkiye'nin hidroelektrik üretiminde yaşanabilecek olası düşüşleri dengeleyebilmesi için güneş ve rüzgar enerjisi kapasitesinin artırılması gerektiğini belirten Çeliköz, özellikle dağıtık ve depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarına dikkat çekti.
Çeliköz, güneş ve rüzgar enerjisinde kapasite artışının yalnızca elektrik üretimini yükseltmekle kalmayacağını, aynı zamanda hidroelektrik üretimindeki olası dalgalanmaların dengelenmesine katkı sağlayacağını ifade etti.
Bu kapsamda çatı GES'ler, depolamalı santraller ve hibrit santral uygulamalarının daha fazla yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Çeliköz, şöyle konuştu:
"Bu nedenle hidroelektrikte yaşanabilecek düşüşleri dengelemek adına rüzgar ve güneş enerjisindeki gücümüzü, çatı GES, depolamalı santraller ve hibrit santral uygulamalarıyla daha da artırmalıyız."
Yenilenebilir enerji Türkiye'nin enerji arz güvenliğini güçlendirecek
Türkiye'de güneşten elektrik üretiminin temmuz ayında 5,4 teravatsaatle tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaşması, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik üretimindeki ağırlığının arttığını gösterdi.
Güneş enerjisinin elektrik üretimindeki payının yüzde 15,6'ya, güneş ve rüzgarın toplam payının yüzde 27,6'ya, tüm yenilenebilir kaynakların toplam payının ise yüzde 58'e çıkması, Türkiye'nin enerji dönüşümündeki ilerlemenin önemli göstergeleri arasında yer aldı.
Çeliköz, yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılmasının Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve dışa bağımlılığın azaltılması açısından kritik olduğunu belirtti.
"Ancak bu sayede hem enerjide dışa bağımlılığı kalıcı olarak azaltabilir hem de arz güvenliğimizi uzun vadede garanti altına alabiliriz."
Temmuz verileri, özellikle güneş enerjisinin Türkiye'nin elektrik üretiminde giderek daha güçlü bir konuma geldiğini ortaya koyarken, önümüzdeki dönemde depolamalı, hibrit ve dağıtık yenilenebilir enerji yatırımlarının enerji sistemindeki öneminin daha da artacağına işaret ediyor.
Kaynak AA Haber