Türkiye otomotiv üretiminde düşüş: Tedarik sanayisi ihracatı 9,47 milyar dolara ulaştı
Türkiye'de otomotiv üretimi 2026 yılının ilk yedi ayında yüzde 8,1 gerilerken, tedarik sanayisi ihracatı yüzde 4,7 artışla 9 milyar 473 milyon dolara yükseldi. TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, kur ile enflasyon arasındaki makasın açılması ve özellikle işçilik maliyetlerindeki artışın sektörün uluslararası rekabet gücünü zorladığını belirterek kamudan maliyet baskısını hafifletecek adımlar beklediklerini söyledi.
Otomotiv üretimi yüzde 8,1 geriledi
Türkiye otomotiv sektöründe 2026 yılının ilk yedi ayında üretim tarafında daralma yaşanırken, tedarik sanayisi ihracatını artırmayı başardı.
Sektörü temsil eden Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD), üretimdeki gerilemeye karşın ihracat performansının güçlü kaldığına dikkat çekti. Ancak sektör temsilcileri, kur ile enflasyon arasındaki makasın açılması nedeniyle ihracat artışının firmaların kârlılığı ve rekabet gücü açısından aynı ölçüde olumlu sonuç yaratmadığını vurguladı.
TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci'nin aktardığı Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) ve Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) verilerine göre, ocak-temmuz döneminde Türkiye'nin toplam otomotiv üretimi yüzde 8,1 gerileyerek 767 bin 216 adede indi.
Üretimdeki düşüş özellikle binek araçlarda daha belirgin oldu.
Otomobil üretimi yüzde 18,6 azalarak 424 bin 667 adede geriledi. Böylece yılın ilk yedi ayında otomotiv üretimindeki daralmanın ağırlıklı olarak otomobil tarafında yaşandığı görüldü.
Otomotiv ihracatı 24,4 milyar dolara çıktı
Üretim bantlarında yaşanan yavaşlamaya karşın ihracat cephesinde daha olumlu bir tablo ortaya çıktı.
Toplam otomotiv ihracatı dolar bazında yüzde 2,4 artarak 24 milyar 423 milyon dolara ulaştı.
Tedarik sanayisindeki ihracat performansı ise toplam otomotiv ihracatının üzerinde gerçekleşti. Tedarik sanayisi ihracatı yüzde 4,7 artışla 9 milyar 473 milyon dolara yükseldi.
Bu sonuç, otomotiv sektörünün parça ve aksam ihracatında bitmiş araç ihracatına kıyasla daha hızlı bir büyüme yakaladığını ortaya koydu.
Otomotiv üretimi gerilerken tedarik sanayisi ihracatının yükselmesi, Türkiye'nin küresel otomotiv değer zincirindeki üretim ve tedarik kabiliyetinin önemini koruduğuna işaret etti.
Maliyet baskısı otomotiv sektörünün rekabet gücünü zorluyor
Sektörün ihracatında dolar bazında büyüme yaşanmasına rağmen, bunun doğrudan kâr marjlarının aynı oranda yükseldiği anlamına gelmediğine dikkat çekiliyor.
Kurun enflasyon karşısında daha yavaş hareket etmesi, ihracatçı firmaların Türkiye'deki üretim maliyetlerinin döviz gelirlerinden daha hızlı yükselmesine neden oluyor.
Özellikle işçilik maliyetleri başta olmak üzere üretim giderlerindeki artış, otomotiv tedarik sanayisinin uluslararası pazarlardaki rekabet gücü açısından önemli bir baskı oluşturuyor.
TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci de sektörün temel gündemlerinden birinin bu maliyet baskısı olduğunu belirtti.
“Kurun ihracatçı sektörlerin rekabetçiliğini destekleyecek bir seviyede seyretmesini ve maliyet baskısını azaltacak adımların atılmasını önemsiyoruz.”
Birinci, sektörün rekabet gücünün korunması amacıyla ilgili bakanlıklar ve kamu kurumlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, maliyet baskısını azaltacak yapısal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu ifade etti.
Tedarik sanayisinin gündeminde verimlilik ve teknoloji var
Otomotiv tedarik sanayisi açısından yalnızca maliyetlerin düşürülmesi değil, aynı zamanda verimlilik, teknoloji ve mühendislik kabiliyetlerinin geliştirilmesi de öncelikli konular arasında bulunuyor.
TAYSAD Başkanı Birinci, firmaların yeni projeler alabilmesi ve küresel tedarik zincirlerindeki mevcut konumlarını koruyabilmeleri için teknoloji yetkinliklerini ve üretim kabiliyetlerini geliştirmeleri gerektiğini vurguladı.
Türkiye'nin otomotiv sektöründeki üretim altyapısı, mühendislik birikimi ve küresel tedarik zincirlerindeki deneyimi, sektörün korunması gereken önemli kazanımları arasında gösteriliyor.
Bu nedenle firmaların artan maliyetlere karşı yalnızca fiyat rekabetiyle değil, yüksek verimlilik, teknoloji yatırımları ve katma değerli üretim yoluyla da rekabet gücünü koruması hedefleniyor.
TAYSAD'dan “Made in EU” için Ankara ve Brüksel temasları
Otomotiv tedarik sanayisinin önemli gündemlerinden biri de Avrupa Birliği'nin “Made in EU” yaklaşımı oldu.
TAYSAD, Türkiye'nin bu yaklaşımın dışında kalmaması amacıyla OİB ve OSD ile birlikte Ankara ve Brüksel'de temaslar yürütüyor.
Söz konusu görüşmeler yalnızca kamu kurumlarıyla sınırlı kalmıyor. AB kurumları ve Avrupa otomotiv sektörünün önde gelen kuruluşlarıyla da görüşmeler gerçekleştiriliyor.
TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, Avrupa Birliği Komisyonunun kamuoyu görüşlerini topladığı “Have Your Say” platformu üzerinden derneğin resmi görüşünün de sürece dahil edildiğini belirtti.
Ayrıca TAYSAD üyelerinin Avrupa Birliği'ndeki müşterileriyle gerçekleştirdiği görüşmelerde de “Made in EU” başlığının doğru şekilde ele alınması amacıyla çalışmalar yürütülüyor.
Türkiye'nin Avrupa otomotiv zincirindeki konumu korunmak isteniyor
TAYSAD'ın yürüttüğü temasların temel hedefi, Türkiye'nin Avrupa otomotiv değer zincirindeki güçlü konumunu ve yıllar içerisinde oluşturduğu üretim-tedarik entegrasyonunu korumak.
Türkiye, Avrupa otomotiv sanayisinin önemli tedarik merkezlerinden biri konumunda bulunurken, Türk otomotiv tedarik sanayisi çok sayıda Avrupalı üreticiyle uzun yıllara dayanan iş ilişkilerine sahip.
Birinci, Türkiye'yi dışarıda bırakmayan kapsayıcı bir “Made in EU” yaklaşımının Avrupa'nın sanayi dayanıklılığına ve tedarik zinciri güvenliğine de katkı sağlayacağı görüşünü savundu.
Bu kapsamda TAYSAD, Türkiye'nin Avrupa otomotiv ekosistemindeki mevcut üretim ve tedarik entegrasyonunun korunmasının hem Türkiye hem de Avrupa sanayisi açısından önemli olduğunu vurguluyor.
Elektrikli araç dönüşümü de sektörü zorluyor
Otomotiv sektörünün karşı karşıya olduğu zorluklar yalnızca maliyetlerle sınırlı değil.
TAYSAD'ın dönem değerlendirmesinde jeopolitik gelişmeler, değişen ticaret politikaları, elektrikli araçlara geçişin oluşturduğu yatırım yükü ve küresel pazarlardaki belirsizlikler de sektörün başlıca gündem maddeleri arasında yer aldı.
Elektrikli araç dönüşümü, tedarik sanayisindeki firmaların mevcut üretim altyapılarını yeni teknolojilere uyarlamasını gerektirirken, bu dönüşüm aynı zamanda önemli miktarda yatırım ihtiyacını beraberinde getiriyor.
Sektör firmaları bir taraftan mevcut ürün ve müşterilerini korumaya çalışırken, diğer taraftan elektrikli araçlar için yeni nesil parça, sistem ve teknolojilere yatırım yapıyor.
Otomotiv sektöründe ikinci yarı için temkinli beklenti
2026 yılının ilk yedi ayında üretimde yaşanan yüzde 8,1'lik düşüş ve küresel pazarlardaki belirsizlikler, yılın geri kalanına yönelik beklentilerin daha temkinli oluşmasına neden oldu.
TAYSAD Yönetim Kurulu Başkanı Yakup Birinci, küresel ve bölgesel gelişmelerin etkisiyle otomotiv pazarında yılın ikinci yarısında daha durgun bir seyir beklediklerini ifade etti.
Bununla birlikte tedarik sanayisinin ihracatını artırarak 9 milyar 473 milyon dolara taşıması, Türkiye'nin otomotiv değer zincirindeki güçlü üretim kabiliyetini koruduğunu gösteren önemli göstergelerden biri oldu.
Sektörün önümüzdeki dönemdeki ana gündemini ise maliyet baskısının azaltılması, rekabet gücünün korunması, teknoloji yatırımları, elektrikli araç dönüşümü ve Avrupa pazarındaki konumun güçlendirilmesi oluşturacak.