Ağrı’da 250 Milyon Dolarlık Altın Hamlesi: Mollakara Madeni Türkiye’nin Üretimini Yüzde 10 Artıracak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ağrı’da 250 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen Mollakara Altın Madeni’nin Türkiye’nin yıllık altın üretimine önemli katkı sağlayacağını açıkladı. Bu yıl yaklaşık 1 ton altın üretmesi beklenen madende, 5 yıllık süreçte 17 tona yakın üretim hedefleniyor. Yılmaz, tesisin Türkiye’nin yıllık altın üretimini tek başına yüzde 10 artıracağını belirtti.
Türk Altın İşletmeleri tarafından Ağrı’nın Diyadin ilçesinde faaliyete geçirilen Ağrı Mollakara Altın Madeni’nin açılışı gerçekleştirildi. Programda saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Türk Altın İşletmeleri ile Mollakara Altın Madeni’ni tanıtan video gösterimi yapıldı.
Açılış programında konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Ağrı’nın sahip olduğu potansiyeli harekete geçirecek, bölgede üretim ve istihdam imkanlarını artıracak yatırımın ülke ve millet için hayırlı olmasını diledi.
Yılmaz, dünyanın büyük bir dönüşümden geçtiği, ekonomik ve jeopolitik rekabetin giderek sertleştiği bir dönemde ülkelerin gücünü belirleyen unsurların da yeniden şekillendiğine dikkat çekti.
“Enerji kaynaklarından kritik minerallere, üretim kapasitesinden teknolojiye kadar sahip olunan her stratejik imkan ülkelerin geleceği üzerinde doğrudan söz sahibi oluyor. Bu nedenle kendi kaynaklarımızı yüksek katma değerle ekonomimize kazandırmak ve ülkemizin ihtiyaçlarını mümkün olan en yüksek ölçüde kendi imkanlarımızla karşılamak zorundayız.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin son çeyrek asırda gerçekleştirdiği dönüşümün temelinde de bu anlayışın bulunduğunu ifade etti.
Madencilikte katma değer vurgusu
Üretimin ve yerli kaynakların ekonomiye kazandırılmasının önemine dikkati çeken Yılmaz, Türkiye’nin madencilik alanındaki hedeflerini değerlendirdi.
“Aramadan üretime, işletmeden ileri teknolojiye uzanan bütün değer zincirini ülkemizde güçlendirmeyi, yer altındaki zenginliğimizi, sanayimizin, ihracatımızın ve kalkınmamızın hizmetine sunmayı stratejik bir öncelik olarak görüyoruz.”
Yılmaz, Türkiye’nin kendi topraklarındaki kaynakları ekonomiye kazandırmasının ithalata bağımlılığı azaltacağını, dış dengeyi güçlendireceğini ve milli servetin büyümesine katkı sağlayacağını belirtti.
Türkiye’nin birçok sektörde üretim ve ihracat gerçekleştirdiğini ancak bazı ürünlerin üretim maliyetlerinde ithal girdilerin önemli paya sahip olduğunu ifade eden Yılmaz, madencilik sektörünün bu açıdan farklı bir konumda bulunduğunu söyledi.
“Madencilikte katma değer çok daha yüksek. Tamamen kendi taşımız, toprağımız. Dolayısıyla burada yaptığımız ihracat katma değeri en yüksek ihracat. Ülkemizde net etkide bulunan bir ihracat.”
Yılmaz, bu yönüyle madencilik sektörünün Türkiye ekonomisi açısından ayrı bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Türk Altın İşletmeleri 6 işletme ve 4 projeyle faaliyet gösteriyor
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, hedefler doğrultusunda önemli bir sorumluluk üstlenen Türk Altın İşletmeleri’nin Türkiye’nin altın madenciliğindeki köklü birikimini yeni bir döneme taşıdığını belirtti.
Türkiye Varlık Fonu bünyesinde faaliyetlerini sürdüren Türk Altın İşletmeleri’nin 6 işletme, 4 proje ve 2 bin 643 doğrudan çalışanıyla Türkiye’nin madencilik alanındaki önemli öncü kuruluşları arasında yer aldığını ifade eden Yılmaz, Mollakara projesinin de bu yapı içerisinde önemli bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Yaklaşık 18 yıllık arama, etüt, fizibilite ve mühendislik çalışmalarının ardından üretim aşamasına ulaşan Mollakara’da, 16 Haziran itibarıyla açık ocak üretimine başlandığını aktaran Yılmaz, 16 Temmuz’da ise ilk altın dökümünün gerçekleştirildiğini bildirdi.
“Aramakla bulamayabilirsiniz ama bulanlar hep arayanlardır. Dolayısıyla bu felsefeyle, bu anlayışla biz de hareket ediyoruz. Ülkemizde özellikle AK Parti, Cumhur İttifakı döneminde arama faaliyetlerine apayrı bir hız kattık.”
Mollakara Altın Madeni’ne 250 milyon dolarlık yatırım
Mollakara’nın, Türk Altın İşletmeleri’nin Türkiye Varlık Fonu bünyesine katılmasının ardından üretime kazandırdığı ilk altın madeni olması bakımından ayrı bir anlam taşıdığını belirten Yılmaz, yatırımın büyüklüğüne ilişkin de bilgi verdi.
“Mollakara'da yapılan yatırımın tutarı 250 milyon dolardır. Bu yıl üretimin 1 ton civarında olmasını bekliyoruz ve şu anda planlanan 5 yıllık süreçte 17 tona yakın altın üretilecektir.”
Yılmaz, madende yeni arama çalışmalarının da devam ettiğini ifade etti.
Türkiye’nin her yıl 150 tondan fazla altın ithal ettiğini belirten Yılmaz, altın ithalatının cari açık açısından önemli kalemlerden biri olduğunu söyledi.
“Türkiye, her sene 150 tondan fazla altın ithal ediyor. Altın ithalatı geçen sene olmasaydı, cari açığımız neredeyse olmayacaktı. Yani petrolden, enerjiden sonra en önemli cari açık kalemimiz altın ithalatı.”
Yılmaz, burada ziynet eşyalarının ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Türkiye’de altınla tasarruf yapma anlayışının da güçlü olduğunu ifade etti.
“En azından bu altınların sisteme daha fazla girmesi, üretime, yatırıma dönüşmesi beklentimiz.”
Türkiye’nin altın üretimi 30 tondan 33 tona çıkacak
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Türkiye’nin altın üretiminin artırılmasının cari açığın azaltılması ve makroekonomik istikrar açısından da önemli olduğunu belirtti.
“Her yıl 150 tondan fazla altın ithal ediyoruz. Şu anda kendi üretimimiz ise Türkiye olarak 30 ton civarında. İşte bunu ne kadar artırabilirsek, cari açığımızı o kadar aşağıya çekmiş oluruz.”
Mollakara Altın Madeni’nin devreye girmesiyle Türkiye’nin üretim kapasitesinde önemli bir artış yaşanacağını belirten Yılmaz, tesisin üretime ilişkin hedeflerini açıkladı.
Türkiye’nin altın üretimini yüzde 10 artıracak
Yılmaz, Mollakara’da gelecek yıl 3 ton altın üretileceğini, sonraki yıllarda ise üretimin daha yüksek seviyelere çıkmasının beklendiğini söyledi.
Tesisin Türkiye’nin toplam yıllık altın üretimine sağlayacağı katkıya dikkat çeken Yılmaz, Mollakara’nın tek başına Türkiye’nin altın üretimini yüzde 10 artıracağını ifade etti.
“30 tonu 33 tona çıkarmış olacak. Bu gerçekten çok sevindirici.”
Yılmaz, Mollakara’da 5 yıllık dönemde 17 tona yakın altın üretileceğini belirterek, bu üretimin bugünkü fiyatlarla yaklaşık 2,5 milyar dolarlık bir değere karşılık geldiğini söyledi.
“Bu tesisin, ülkemizin 5 yıllık süreçte cari dengesinin iyileşmesine, cari açığın düşmesine 2,5 milyar dolarlık bir katkısı olacak.”
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, projenin Türkiye ekonomisi açısından önemine vurgu yaptı.
Mollakara’da istihdam 337 kişiye çıkacak
Yatırımın bölgesel kalkınma açısından sağlayacağı katkılara da değinen Yılmaz, ekonominin insana yansımasının istihdam üzerinden gerçekleştiğini belirtti.
“İstihdam sadece ekonomik bir kavram değil, aynı zamanda sosyal bir kavramdır. İstihdam, sosyal refah demek.”
Mollakara Altın Madeni’nde mevcut durumda 265 kişinin doğrudan istihdam edildiğini belirten Yılmaz, tesisin tam kapasiteye ulaşmasıyla doğrudan istihdamın 337 kişiye çıkacağını ifade etti.
Yılmaz, doğrudan istihdamın yanı sıra madencilik faaliyetlerinin oluşturacağı çarpan etkisine de dikkat çekti.
“Çarpan etkisiyle baktığınızda en az 1500-2000 istihdamdan bahsediyoruz. Bu gerçekten bu işin en sevindirici tarafı.”
İstihdamın önemli bir bölümünün bölge halkından sağlanacağını belirten Yılmaz, çalışanların en az yüzde 81’inin bölgedeki insanlardan oluşacağını söyledi.
Bu durumun Ağrı ve Diyadin açısından yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda bölgesel ve yerel kalkınma bakımından da önemli bir katkı oluşturması bekleniyor.
Ağrı Mollakara yatırımı altın üretiminde yeni dönemin kapısını açıyor
250 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen Mollakara Altın Madeni, Türkiye’nin yerli kaynaklarının ekonomiye kazandırılması, altın ithalatının azaltılması ve cari dengenin güçlendirilmesi hedefleri açısından dikkat çekiyor.
İlk üretim sürecine geçen tesisin 2026'da yaklaşık 1 ton, gelecek yıl ise 3 ton altın üretmesi beklenirken, 5 yıllık dönemde toplam üretimin 17 tona yaklaşması hedefleniyor.
Mollakara’nın tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte Türkiye’nin yıllık altın üretiminin yaklaşık 30 tondan 33 tona yükselmesi ve ülkenin toplam üretiminde yüzde 10’luk artış sağlanması öngörülüyor.