Ernst & Young Raporu: Yapay Zeka Enerji Talebini Hızla Artırıyor, Veri Merkezleri 2030'da 226 GW'a Ulaşabilir
Enerji ·14.08.2026

Ernst & Young'in Yapay Zeka ve Enerji raporu, veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacını ve yapay zekanın enerji dönüşümüne etkisini ortaya koyuyor.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

Ernst & Young'dan yapay zeka ve enerji arasındaki etkileşime ilişkin rapor

Ernst & Young (EY), yapay zeka ile enerji arasındaki karşılıklı ilişkiyi ve bu ilişkinin şirketlerin stratejilerine etkisini ele alan "Yapay Zeka ve Enerji: Karşılıklı Etkileşim" başlıklı raporunu yayımladı. Raporda, yapay zeka uygulamalarının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte veri merkezlerinin enerji ihtiyacının artacağı, şirketlerin ise dijital büyümeyi desteklemek için enerji altyapılarını yeniden değerlendirmesi gerektiği vurgulandı.

EY Europe Central Energy Center'ın araştırmaları ile EY'nin yapay zeka ve enerji sektöründeki deneyimlerinden yararlanılarak hazırlanan rapor, şirketlerin yapay zeka odaklı verimliliği nasıl artırabileceğine, dijital büyüme için ihtiyaç duyulan enerjiyi nasıl güvence altına alabileceğine ve dayanıklı stratejiler geliştirebileceğine ilişkin yol haritası sunuyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji ihtiyacını artırıyor

Raporda, yapay zeka odaklı tipik bir veri merkezinin yaklaşık 100 bin hanenin tüketimine eşdeğer elektrik kullandığı belirtildi.

Halihazırda yapımı süren en büyük veri merkezlerinin ise bu seviyenin 20 katına kadar enerji tüketebileceği öngörülüyor.

Küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1,5'ini oluşturan veri merkezlerinin enerji ihtiyacı her yıl yaklaşık yüzde 12 artıyor.

Bu tablo, yapay zekanın gelişiminin yalnızca teknoloji altyapısı açısından değil, aynı zamanda enerji üretimi, iletimi, dağıtımı ve şebeke kapasitesi açısından da önemli sonuçlar doğuracağını ortaya koyuyor.

Yapay zeka yatırımları ekonomik büyümenin itici güçlerinden biri

Veri merkezi yatırımlarındaki artış ile yapay zeka odaklı harcamaların özellikle ABD'de iş yatırımları ve gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyümesinin itici güçleri arasında yer aldığına işaret edilen raporda, yapay zekanın iş gücünün yetkinliklerinin daha geniş ölçekte kullanılmasını sağlayarak yeni işbirliği ve karar alma biçimlerini desteklediği aktarıldı.

Petrol, gaz ve elektrik hizmetleri sektörlerinde çalışanların günlük yapay zeka kullanım düzeyinin teknoloji ve bankacılık sektörlerine oranla henüz daha düşük olduğu belirtilirken, bu alanların yapay zeka uygulamalarının hayata geçirilmesi açısından geniş bir potansiyel barındırdığı ifade edildi.

Bu durum, enerji şirketleri açısından yapay zekanın yalnızca yeni bir teknoloji alanı olmadığını, aynı zamanda operasyonel verimlilik, karar alma süreçleri, risk yönetimi ve kaynak kullanımında önemli bir dönüşüm aracı olabileceğine işaret ediyor.

Büyük teknoloji şirketleri yapay zekaya yatırımlarını artırıyor

Raporda, beş büyük teknoloji şirketinin toplam sermaye harcamalarının 2020-2025 döneminde yüzde 280'den fazla arttığı tahminine yer verildi.

Bu yatırımların giderek daha büyük bölümünün yeni veri merkezlerine yönlendirildiği belirtildi.

Küresel veri merkezi yatırımlarının 2025-2030 döneminde 7 trilyon dolara ulaşabileceği ve dünya genelinde 2 binden fazla yeni veri merkezinin devreye alınabileceği öngörülüyor.

Dünya genelinde 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 12 bin veri merkezi bulunurken, bunların yaklaşık yüzde 45'i ABD'de, yüzde 27'si ise Avrupa'da yer alıyor.

Veri merkezi kapasitesi 2030'a kadar 226 gigavata çıkabilir

Uluslararası Enerji Ajansına (IEA) göre, küresel kurulu veri merkezi kapasitesi aynı dönemde yıllık ortalama yüzde 13 büyüyerek 60'tan 114 gigavata çıktı.

IEA'nın temel senaryosunda bu büyümenin 10 yılın sonuna doğru daha da hızlanarak yıllık ortalama yüzde 15'e ulaşması bekleniyor.

Bu doğrultuda, toplam kurulu veri merkezi kapasitesinin 2030'a kadar 226 gigavata çıkabileceği tahmin ediliyor.

Veri merkezlerinin toplam elektrik talebindeki payının en yüksek olduğu ülke ise ABD olarak öne çıkıyor. ABD'deki veri merkezleri, ülkenin elektrik talebinin yaklaşık yüzde 4,5'ini oluşturuyor.

Küresel elektrik talebindeki artışta veri merkezlerinin payı büyüyor

Rapora göre, küresel elektrik talebinde 2025-2030 döneminde beklenen artışın yaklaşık yüzde 7'sinin veri merkezlerinden kaynaklanabileceği öngörülüyor.

2025-2035 dönemindeki küresel elektrik talebi artışında ise veri merkezlerinin payının yaklaşık yüzde 9'a ulaşabileceği tahmin ediliyor.

Bu öngörüler, yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarındaki hızlı büyümenin enerji sektöründe yeni kapasite yatırımlarını ve altyapı planlamasını zorunlu hale getirebileceğini gösteriyor.

Avrupa'nın veri merkezi ekosistemi değişiyor

Avrupa'nın veri merkezi ekosisteminin hem kapasitedeki önemli büyüme hem de coğrafi dağılımdaki köklü değişimlerle şekillenen dönüştürücü bir 10 yıla girdiği belirtiliyor.

Geleneksel veri merkezlerinde arazi ve enerji kısıtlarının artmasıyla işletmeciler ve yatırımcılar giderek daha fazla şebeke kapasitesi, uygun arazi imkanı ve daha düşük işletme maliyetleri sunan yeni lokasyonlara yöneliyor.

Söz konusu eğilim, son kullanıcılara yakınlığın daha az önem taşıdığı ve maliyet verimliliğinin öncelik kazandığı makine öğrenimini destekleyen uzak veri merkezlerinde daha belirgin şekilde görülüyor.

Avrupa'nın geleneksel veri merkezi merkezleri dışında kalan ülkelerin yeni yatırımlardan giderek daha fazla pay alması beklenirken, Orta Avrupa bölgesinin bu büyümeden en fazla fayda sağlayacak bölgeler arasında yer alması öngörülüyor.

Orta Avrupa veri merkezi yatırımlarında avantajlı konumda

Orta Avrupa, veri merkezlerinin yaklaşık yüzde 63'ünü barındırıyor.

Bölgenin enerji yelpazesinin yaklaşık yüzde 65'i yenilenebilir enerji, nükleer enerji ve hidroelektrik gibi güvenilir düşük karbonlu kaynaklardan sağlanıyor.

Bu durum, enerji yoğun veri merkezi yatırımlarının büyümesi açısından bölgeye önemli bir yapısal avantaj kazandırıyor.

Veri merkezlerinin Orta Avrupa bölgesine giderek daha fazla yayılmasıyla, veri merkezlerinin ulusal elektrik talebi içindeki payının 2035 yılına kadar yüzde 2 ile yüzde 14 arasında yükselmesi bekleniyor.

Nordik ülkelerde veri merkezi yoğunluğu artacak

Veri merkezi yatırımlarında en yüksek yoğunlaşmanın ise Nordik ülkelerde görülmesi öngörülüyor.

Rapordaki tahminlere göre:

  • Norveç'te veri merkezleri toplam elektrik talebinin yaklaşık yüzde 9'unu oluşturabilir.

  • Danimarka'da bu oranın yaklaşık yüzde 13'e ulaşabileceği tahmin ediliyor.

  • İsveç'te ise veri merkezlerinin elektrik talebindeki payının aynı dönemde yüzde 8'in üzerine çıkması bekleniyor.

Bu veriler, veri merkezi yatırımlarının lokasyon seçiminde yalnızca teknoloji altyapısının değil, enerji arzının güvenilirliği, düşük karbonlu elektrik kaynaklarına erişim ve şebeke kapasitesinin de belirleyici hale geldiğini ortaya koyuyor.

"Yapay zeka, enerji dönüşümünün temel belirleyicilerinden biri"

Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Enerji Sektör Lideri ve EY-Parthenon Şirket Ortağı Cem Çamlı, yapay zekanın enerji dönüşümünün temel belirleyicilerinden biri haline geldiğini belirtti.

Çamlı, yapay zekanın enerji sektörünü daha verimli, güvenilir ve sürdürülebilir hale getirdiğini ifade etti.

Yapay zekanın büyümesini sürdürebilmesi için güçlü bir enerji altyapısına ihtiyaç duyulduğuna işaret eden Çamlı, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yapay zeka ve enerji alanlarında geleceğe ilişkin risk ve fırsatları bir arada ele alan raporumuza göre, sektörler arası koordinasyonu erkenden sağlayan, altyapı planlamasını uyumlaştıran ve yönetişim modellerini modernize eden enerji şirketleri, yapay zekanın sunduğu üretkenlik kazanımlarından çok daha etkili biçimde yararlanacak."

Çamlı, bu şirketlerin aynı zamanda uygun maliyetli, güvenilir ve düşük karbonlu bir enerji sisteminin gelişimini destekleme konusunda avantajlı konumda olacaklarını belirtti.

"Yapay zeka yatırımlarını konuşurken yalnızca işlem kapasitesini değil, bu dönüşümü mümkün kılacak enerji ekosistemini de konuşmamız gerekiyor."

Önümüzdeki yıllarda ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünün, güvenilir enerji altyapısını, dijital yetkinlikleri ve sürdürülebilirlik hedeflerini aynı strateji altında buluşturabilme becerisiyle şekilleneceğinin altını çizen Çamlı, enerji ve teknoloji ekosistemindeki tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

"Bu ekosistemde teknoloji şirketlerinden enerji sektörüne, yatırımcılardan politika yapıcılara kadar tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerekiyor."

Yapay zeka ve enerji birlikte planlanmalı

EY'nin raporu, yapay zeka yatırımlarındaki hızlı büyümenin enerji sektöründe de önemli bir dönüşümü beraberinde getireceğine işaret ediyor.

Veri merkezlerinin artan elektrik tüketimi, enerji altyapısının kapasitesi, düşük karbonlu enerji kaynaklarına erişim ve şebeke yatırımları, yapay zeka ekosisteminin sürdürülebilir büyümesinde kritik başlıklar arasında yer alıyor.

Bu nedenle enerji şirketlerinin ve politika yapıcıların, yapay zeka yatırımlarını yalnızca dijital altyapı perspektifinden değil, enerji arz güvenliği, sürdürülebilirlik, maliyet ve uzun vadeli altyapı planlamasıyla birlikte değerlendirmesi önem kazanıyor.



Sponsorlu
Firmanızı Ön Plana Çıkarın

Öne çıkan firma listelemeleri ve sponsorlu ilanlarla görünürlüğünüzü artırın.

Üyelik Paketleri
Haberi hazırlayan
GosbİK

14.08.2026 00:00 tarihinde Enerji kategorisinde yayımlandı.