İTO Başkanı Avdagiç’den OVP Öncesi 5 Maddelik Finansman Önerisi: Üretim ve İhracat İçin Yeni Dönem Çağrısı
Sanayi ·08.08.2026

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, eylülde güncellenmesi beklenen OVP için üretim ve ihracatı koruyacak 5 maddelik hedefli finansman önerisini açıkladı.

Paylaş Bağlantı kopyalandı

İTO Başkanı Avdagiç’ten OVP Öncesi 5 Maddelik Finansman Önerisi: “Üretimi de Korumalıyız”

Avdagiç’ten yeni OVP için üretim koruma politikası çağrısı

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program (OVP) kapsamında Türkiye ekonomisinin üretim kapasitesini, ihracat gücünü ve yatırımlarını koruyacak yeni bir finansman yaklaşımına ihtiyaç olduğunu belirtti.

Avdagiç, sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını, ancak yüksek faiz ve artan maliyetlerin özellikle üretici firmalar ile KOBİ'ler üzerindeki baskıyı artırdığını ifade etti.

İTO Başkanı, yeni OVP'de dezenflasyon programına zarar vermeyecek şekilde hedefli ve seçici bir üretim koruma politikasının devreye alınması gerektiğini vurguladı.

“Eylül ayında güncellenmesi beklenen Orta Vadeli Program'da hedefli bir üretim koruma politikası geliştirilmesi gerekiyor. Türkiye'nin enflasyonu düşürürken üretimi de koruyacak seçici ve etkili araçlar geliştirmesi gerekli.”

Hedef genel kredi genişlemesi değil

Şekib Avdagiç, önerilen modelin genel bir kredi genişlemesi ya da yeniden enflasyon oluşturacak bir talep teşviki anlamına gelmediğini belirtti.

Buradaki temel hedefin, üretim kapasitesinin korunması, ihracatın desteklenmesi ve yatırımların devamlılığının sağlanması olduğunu ifade eden Avdagiç, bunun için seçici finansman mekanizmalarının oluşturulması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin genel bir teşvik ekonomisine geri dönmesine ihtiyaç olmadığını belirten Avdagiç, üretim, ihracat ve teknolojik dönüşümü aynı anda destekleyen yeni bir sanayi politikası uygulanması gerektiğine dikkat çekti.

“İhtiyacımız olan üretim kapasitesini koruyan, ihracatı destekleyen ve teknolojik dönüşümü hızlandıran yeni ve yenilikçi bir sanayi politikasını gerçekleştirmektir.”

İş dünyası için 5 başlıkta finansman önerisi

İTO Başkanı Avdagiç, yeni OVP kapsamında iş dünyasının finansmana erişimini kolaylaştıracak ve üretim kapasitesini koruyacak mekanizmaların 5 temel başlıkta şekillendirilmesini önerdi.

Bu önerilerin odağında ihracatçıların finansmana erişimi, stratejik yatırımlar, döviz-kur dengesi, vergi ve sosyal güvenlik yükleri ile ithalat politikasının sanayi perspektifiyle ele alınması bulunuyor.

1. İhracatçı ve üreticiye uzun vadeli finansman

Avdagiç'in ilk önerisi, ihracatçı ve üretici firmalar için uzun vadeli, sürdürülebilir ve öngörülebilir finansman kanallarının güçlendirilmesi oldu.

Özellikle üretim yapan ve ihracat kapasitesi bulunan işletmelerin finansman maliyetlerinin rekabet güçlerini doğrudan etkilediğine dikkat çeken Avdagiç, finansmana erişimde daha seçici ve üretimi merkeze alan bir model oluşturulması gerektiğini belirtti.

Eximbank'ın kapsamı genişletilmeli

Avdagiç, Eximbank ve benzeri finansman mekanizmalarının yalnızca mevcut ihracatçıları değil, ihracat potansiyeli bulunan üreticileri de kapsaması gerektiğini söyledi.

İşletme sermayesi ve yatırım kredilerinde üretim ile ihracat performansının temel alınmasının önemine işaret eden Avdagiç, böylece ihracata yeni başlayacak veya ihracat kapasitesini artıracak şirketlerin de finansmana erişiminin kolaylaştırılabileceğini ifade etti.

2. Yatırım kredileri ile işletme sermayesi ayrılmalı

Avdagiç'in ikinci önerisi, yatırım kredileri ile işletme sermayesi kredilerinin birbirinden ayrılması oldu.

Genel kredi genişlemesinin sınırlı tutulduğu bir ortamda stratejik yatırımlara farklı finansman imkanlarının sunulması gerektiğini belirten Avdagiç, özellikle teknoloji yatırımı gerçekleştiren, ihracat kapasitesi oluşturan ve ithal girdiyi azaltan projelerin uzun vadeli ve daha düşük maliyetli finansman kanallarından yararlanması gerektiğini söyledi.

Bu yaklaşımın, enflasyonla mücadeleyi sekteye uğratmadan üretim kapasitesinin korunmasına ve yeni yatırımların devam etmesine katkı sağlayabileceğini belirtti.

3. Kur ve maliyet arasındaki fark ihracatçıyı zorluyor

Avdagiç, üçüncü başlıkta kur ile üretim maliyetleri arasındaki farkın ihracatçı firmalar üzerinde oluşturduğu baskıya dikkat çekti.

Baskılanan kur karşısında üreticilerin ücret, enerji, finansman ve diğer maliyetlerinde artış yaşandığını belirten Avdagiç, ihracatçıların uluslararası pazarlarda rekabet gücünün korunması için etkili mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Döviz dönüşüm desteğinin sembolik seviyede kalmaması ve oluşan makası kapatacak bir düzeye çıkarılması gerekiyor.”

Döviz dönüşüm desteği güçlendirilmeli

İTO Başkanı, enflasyon ile kur arasındaki farkın ihracatçının maliyet baskısını sürekli artıran bir yapıya dönüşmemesi gerektiğini vurguladı.

Bu nedenle döviz dönüşüm desteğinin yeniden değerlendirilmesini isteyen Avdagiç, desteğin ihracatçıların artan maliyetlerini karşılamaya yardımcı olacak daha etkili bir seviyeye çıkarılması gerektiğini belirtti.

4. Vergi ve sosyal güvenlik yüklerinde seçici düzenleme

Avdagiç'in dördüncü önerisi, üretim yapan ve istihdam sağlayan firmaların vergi ve sosyal güvenlik yüklerinin seçici mekanizmalarla desteklenmesi oldu.

Özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmemesi gerektiğini belirten Avdagiç, bu alanlarda işletmelerin üzerindeki maliyet baskısını azaltacak yeni düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

“Özellikle yüksek istihdam sağlayan ve ihracat yapan sektörlerde maliyet artışlarının doğrudan istihdam kaybına dönüşmesini engelleyecek yeni ve güçlendirici mekanizmalar geliştirilmelidir.”

5. İthalat politikasında sanayi perspektifi

Avdagiç'in beşinci başlığı ise ithalat politikasının sanayi politikası perspektifiyle yeniden değerlendirilmesi oldu.

Türkiye'nin üretmediği kritik girdilerde maliyetleri düşürecek bir gümrük rejiminin uygulanması gerektiğini belirten Avdagiç, yerli üretim kapasitesinin bulunduğu alanlarda ise haksız rekabetin önlenmesinin önem taşıdığını söyledi.

Böylece ithalat politikasının yalnızca korumacı bir yaklaşım üzerinden değil, hem üreticinin rekabet gücünü hem de kritik girdilere erişim maliyetlerini dikkate alan dengeli bir yapı üzerinden oluşturulması gerektiğini ifade etti.

“Sıkı para politikası önemli bir dengeleme sağlıyor”

İTO Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye'de uygulanan sıkı para politikasının enflasyonun düşürülmesi açısından önemli bir dengeleme sağladığını belirtti.

Ancak bu politikanın üretim tarafındaki maliyetlerinin giderek daha görünür hale geldiğini ifade eden Avdagiç, özellikle yüksek faiz ortamının işletme sermayesi maliyetlerini artırdığını ve KOBİ'lerin finansmana erişiminde sorunların devam ettiğini söyledi.

“Yüksek faiz, işletme sermayesi maliyetlerini artırırken, özellikle KOBİ'lerin finansmana erişimindeki sıkıntılar devam ediyor.”

Avdagiç'e göre yeni dönemde temel mesele, dezenflasyon hedefinden vazgeçmek değil; dezenflasyon sürecinin üretim kapasitesi üzerindeki maliyetlerini azaltacak tamamlayıcı politikaları devreye almak.

Üretim tabanı korunmalı

Avdagiç, Türkiye ekonomisinde temel sorunun dezenflasyon programının kendisi olmadığını, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artması olduğunu belirtti.

Üretim kapasitesinin korunmasının hem iç piyasadaki arz güvenliği hem de ihracatın sürdürülebilirliği açısından kritik olduğunu ifade eden Avdagiç, üretim yapan firmaların karşı karşıya kaldığı finansman ve maliyet sorunlarına yönelik tedbirlerin hızla alınması gerektiğini vurguladı.

“Geldiğimiz noktada temel sorun, dezenflasyonun kendisi değil, dezenflasyonun üretim kapasitesi üzerindeki maliyetinin giderek artmasıdır. Dolayısıyla üreten ekonomimizin karşı karşıya kaldığı sorunlar için gerekli tedbirlerin alınması çok önemli.”

Avdagiç, mevcut dönemde üretim tabanının korunması üzerinde dikkatle ve hassasiyetle durulması gerektiğini söyledi.

Türkiye'nin ihracatının sürdürülebilirliğinin yalnızca dış talebe bağlı olmadığını belirten Avdagiç, ülke içindeki üretim kapasitesi, maliyet yapısı ve finansman koşullarının da ihracat performansı üzerinde belirleyici olduğunu ifade etti.

Emek yoğun sektörlere özel dikkat

İTO Başkanı Avdagiç, özellikle emek yoğun sektörlerde kapasite kaybının önüne geçilmesi gerektiğine dikkat çekti.

Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal ve makine gibi sektörlerin yüksek finansman maliyetleri nedeniyle uluslararası fiyat rekabetinde zorlandığını belirten Avdagiç, bu sektörlerde yaşanabilecek kapasite kaybının hem istihdam hem de ihracat açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.

“Emek yoğun sektörlerde kapasite kaybı yaşanmasına izin vermemeliyiz. Emek yoğun sektörlerde işin sıkı tutulması gerekiyor. Tekstil, hazır giyim, mobilya, metal, makine ve benzeri sektörlerde yüksek finansman maliyetleri firmaları fiyat rekabetinde zorluyor.”

Avdagiç, bu sektörlerde ortaya çıkabilecek kapasite kaybının yalnızca kısa vadeli bir ekonomik sorun olarak görülmemesi gerektiğini, üretim altyapısının korunmasının Türkiye'nin gelecekteki rekabet gücü açısından da önem taşıdığını belirtti.

Dezenflasyon ve üretim aynı anda korunmalı

Türkiye ekonomisinin önündeki temel denklemin giderek netleştiğini belirten Avdagiç, kısa vadede dezenflasyon programının korunması gerektiğini, ancak orta ve uzun vadede üretim kapasitesi ile ihracat rekabetçiliğinin kaybedilmesine izin verilmemesi gerektiğini söyledi.

Şekib Avdagiç, Türkiye'nin yeni ekonomik politikasının enflasyonu düşürmek ile üretimi korumak arasında bir tercihe sıkışmaması gerektiğini vurguladı.

Her iki hedefin aynı anda gerçekleştirilebilmesi için seçici, hedefli ve etkili araçların geliştirilmesinin zorunlu olduğunu ifade etti.

“Türkiye kendi çıkışını oluşturacak güce sahip”

İTO Başkanı Avdagiç, Türkiye'nin klasik iktisat teorileri ve uygulamaları arasında sıkışmadan kendi ekonomik çıkış yolunu oluşturabilecek güce ve ekonomik birikime sahip olduğunu belirtti.

Türkiye'nin siyasi başarılarını ekonomik başarılarla destekleyebilecek kapasitede olduğunu ifade eden Avdagiç, iş dünyasının da hükümetin atacağı adımların daha da hızlandırılacağına yönelik beklenti taşıdığını söyledi.

“Türkiye bunun örneğini oluşturabilecek, siyasi başarılarının rengini ekonomik başarılara verebilecek kapasitededir. Biz iş dünyası olarak buna inanıyor, hükümetimizin de beklentileri karşılayacak şekilde attığı adımları daha da hızlandıracağına güveniyoruz.”

Avdagiç'in açıklamaları, eylül ayında güncellenmesi beklenen OVP öncesinde üretim, ihracat, yatırım ve finansmana erişim başlıklarının iş dünyasının gündemindeki ağırlığını ortaya koydu.



Sponsorlu
Firmanızı Ön Plana Çıkarın

Öne çıkan firma listelemeleri ve sponsorlu ilanlarla görünürlüğünüzü artırın.

Üyelik Paketleri
Haberi hazırlayan
GosbİK

08.08.2026 00:00 tarihinde Sanayi kategorisinde yayımlandı.