Türkiye'nin enerji potansiyeli ortaya çıktı: 2040'a kadar yıllık 10 milyar metreküp biyometan üretilebilir
Türkiye'nin biyometan üretim potansiyeli, önümüzdeki yıllarda enerji arzına önemli katkı sağlayabilecek seviyeye ulaşabilir. Mevcut biyogaz ve çöp gazı tesislerinin dönüştürülmesiyle 2040'a kadar yıllık 10 milyar metreküp biyometan üretilebileceği öngörülüyor.
Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları arasında biyometan da önemli bir potansiyel alanı olarak öne çıkıyor. Organik atıkların değerlendirilmesiyle elde edilen biyogazın arıtılması sonucu üretilen biyometan, hem doğal gaza alternatif oluşturabilecek hem de atıkların ekonomiye kazandırılmasını sağlayabilecek bir enerji kaynağı olarak değerlendiriliyor.
Sektör temsilcilerinin değerlendirmelerine göre, Türkiye'nin mevcut altyapısının geliştirilmesi ve gerekli yatırımların yapılması halinde biyometan üretiminde önemli bir kapasite artışı sağlanabilir.
2040'ta yıllık 10 milyar metreküp biyometan hedefi
Türkiye'de bulunan biyogaz ve çöp gazı tesislerinin biyometan üretimine uygun hale getirilmesiyle üretim kapasitesinin kademeli olarak artırılması hedefleniyor.
Bu kapsamda Türkiye'nin 2030 yılında 3 milyar metreküp, 2035 yılında 5 milyar metreküp ve 2040 yılında 10 milyar metreküp yıllık biyometan üretim potansiyeline ulaşabileceği belirtiliyor.
Söz konusu potansiyelin hayata geçirilmesi, Türkiye'nin enerji arz çeşitliliğinin artırılmasının yanı sıra yerli ve yenilenebilir kaynaklardan enerji üretiminin güçlendirilmesine de katkı sağlayabilir.
Biyogazdan biyometana dönüşüm
Biyometan, organik atıklardan elde edilen biyogazın çeşitli işlemlerden geçirilerek içerisindeki karbondioksit, hidrojen sülfür ve nem gibi safsızlıklardan arındırılması sonucunda elde ediliyor.
Arıtma işleminin ardından biyogazın metan oranı yükseltilerek doğal gaza benzer özelliklere sahip biyometan elde ediliyor.
Bu yönüyle biyometan, yalnızca yenilenebilir bir enerji kaynağı olarak değil, aynı zamanda organik atıkların enerjiye dönüştürülmesini sağlayan döngüsel ekonomi modeli açısından da önem taşıyor.
Türkiye'de 101 biyogaz ve 97 çöp gazı tesisi bulunuyor
Türkiye'de mevcut durumda 101 biyogaz ve 97 çöp gazı tesisi bulunuyor.
Söz konusu tesislerin biyometan üretimine yönelik olarak dönüştürülmesi, mevcut altyapının daha etkin kullanılmasına imkan sağlayabilir.
Türkiye'deki lisanslı biyogaz tesislerinin yılda yaklaşık 10 milyon ton organik atığı işlediği belirtiliyor.
Bu tesislerin mevcut faaliyetleriyle yılda yaklaşık 18 milyon ton karbon emisyonunun önlenmesine katkı sağlandığı ifade edilirken, tesislerin tam kapasiteyle biyometan üretimine yönelmesi halinde karbon emisyonu azaltımının 30 milyon tona kadar çıkabileceği öngörülüyor.
Biyometan enerji ithalatını azaltabilir
Biyometan üretiminin artırılması, Türkiye'nin enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesine de katkı sağlayabilir.
Özellikle lojistik sektöründe fosil yakıt kullanımının azaltılması ve ithal enerji kaynaklarına bağımlılığın düşürülmesi açısından biyometanın önemli bir alternatif oluşturabileceği değerlendiriliyor.
BİYOYATDER Yönetim Kurulu Başkanı Cemil Direkci de biyometanın özellikle lojistik alanında değerlendirilmesinin Türkiye'nin enerji ithalatına olan bağımlılığını azaltabileceğine dikkati çekiyor.
Biyometanın yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi, aynı zamanda karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji dönüşümünün desteklenmesi açısından da önem taşıyor.
Avrupa pazarında da fırsat oluşturabilir
Türkiye'nin biyometan üretim kapasitesini artırması, Avrupa Birliği ile gerçekleştirilen ticarette de yeni fırsatlar oluşturabilir.
Özellikle Avrupa'da karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik uygulamaların yaygınlaşmasıyla birlikte düşük karbonlu ve yenilenebilir enerji kaynaklarının önemi giderek artıyor.
Bu kapsamda biyometan üretiminin geliştirilmesinin, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki rekabet gücüne katkı sağlayabileceği ve karbon merkezli maliyetlerin azaltılmasına yardımcı olabileceği değerlendiriliyor.
Sektör için alım garantisi önerisi
Biyometan yatırımlarının hızlandırılması için sektör temsilcileri tarafından çeşitli destek mekanizmalarının uygulanması öneriliyor.
Bu kapsamda en az 12 yıllık alım garantisi sağlanması ve biyometan için megavatsaat başına 60 avro taban fiyat uygulanması önerileri gündeme geliyor.
Söz konusu mekanizmaların yatırımcı açısından öngörülebilirliği artırarak yeni biyometan tesislerinin kurulmasını ve mevcut biyogaz tesislerinin dönüştürülmesini teşvik edebileceği belirtiliyor.
Biyometan piyasaya ve ihracata açılabilir
Lisans alan tesislerin gerekli teknik şartları karşılamaları halinde ürettikleri biyometanı doğrudan piyasaya satabilmesi veya ihraç edebilmesi de sektörün gelişimi açısından önemli başlıklardan biri olarak öne çıkıyor.
Bu modelin hayata geçirilmesiyle biyometan üreticilerinin yalnızca iç pazara değil, uygun koşulların oluşması halinde Avrupa başta olmak üzere dış pazarlara da erişebilmesinin önü açılabilir.
Türkiye'nin sahip olduğu organik atık kaynakları, mevcut biyogaz tesisleri ve yeni yatırımlar birlikte değerlendirildiğinde, biyometanın önümüzdeki dönemde yenilenebilir enerji portföyünün önemli bileşenlerinden biri haline gelmesi hedefleniyor.
Türkiye'nin biyometan potansiyeli büyüyor
Türkiye'nin biyometan alanındaki potansiyeli, enerji üretiminin yanı sıra atık yönetimi, karbon emisyonlarının azaltılması, enerji ithalatının düşürülmesi ve yeni ihracat imkanlarının oluşturulması açısından da dikkat çekiyor.
Mevcut tesislerin dönüştürülmesi ve yeni yatırımların desteklenmesi halinde 2030'da 3 milyar, 2035'te 5 milyar ve 2040'ta yıllık 10 milyar metreküp biyometan üretimi hedefleniyor.
Bu kapasitenin hayata geçirilmesiyle Türkiye'nin hem atıklarını enerji kaynağına dönüştürmesi hem de yenilenebilir gaz piyasasında daha güçlü bir konuma ulaşması amaçlanıyor.
Kaynak AA Haber